Arapça kökenli bir kelime olan Mi’rac, Peygamberimiz Hazret-i Muhammed (sav) Efendimizin göğe yükselmesi mûcizesini ifade eder. Miraç yazılışı ile de kullanılan kelimenin lügat anlamı; 1- ‘ Çıkılacak yer ’, 2- ‘ Merdiven ’, 3- ‘ Göğe çıkma ’ olarak verilmektedir.
Türkiye, uzun yıllar süren zorlu müâdelelerden sonra hem tekne hem de motoru %100 yerli olmak üzere, Türk mühendis ve işçilerinin emeği ile 150.000 DWT kapasiteli gemiler inşa edebiliyor, bu gemiler devlet işletmelerinde, deniz kuvvetlerinde ve özel sektörde kullanılıyor, bir kısmı da yurt dışına satılıyordu.
Her şeyden önce bir gerçeği tespit edelim: Şiddet ve terör, en temelde insanın doğasına, fıtrata aykırıdır. Amaç, ne kadar anlamlı, ne kadar yüksek olursa olsun, eğer yöntem olarak şiddet ve terör esas alınıyorsa, istenilen sonuca hiçbir zaman ulaşılamaz.
Biz insanlar en büyük potansiyelimizi ortaya koymak ve aynı zamanda etrafımızdaki insanların hayatlarına değer katmak için bu dünyada bulunuyoruz.
Kırk yıl eğitim öğretimin içinde bulundum. Özel okul, dershane, kurs ve benzeri kurum açan şahısların büyük çoğunluğunun, eğitimci olmadığını, hatta birçoğunun yeterince eğitimlerinin de olmadığını gördüm.
Yüzümüzü Güldüren, Ekonomimizi Canlandıran Büyük Başarı
Irak halkı, Irak’ın köklü dini kurumları, üniversiteleri ve kanaat önderleri; ABD işgali ve işgal sonrasında başlayan güdümlü vekalet savaşlarından kurtulmanın yollarını arıyor
İnsanın en büyük isteklerinden biri anlaşılmak arzusudur. Her insanın içindeki ses kendini duyurmak ve ifade etmek ister. Bizi kim iyi dinlerse ona güvenir ve onu takdir ederiz.
Regaib Kandili, dinî literatürümüzde üç aylar olarak bilinen rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan feyizli bir maneviyat mevsimine girdiğimizin habercisidir.
”Tarihte yaşanmış olan örselenmelerin ve dertlerin ‘seçilmiş örselenmeler’ olarak kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını anlamadan, bugünkü çatışmaların çoğu tam olarak anlaşılamaz.
Yolumuz üzerinde Rize ve şirin ilçeleri var. Zamanımız müsaade ettiğince gezerek Ayder Yaylası’na ulaşmayı düşünüyoruz.
Denizlerin insanoğluna sunduğu imkânlar, ‘ sonsuz ’ denilebilecek ölçüdedir. Ülke ekonomisini diri tutar, vatanı mâmur hâle getirir, insanları refaha kavuşturur. Târih boyunca denizin imkânlarından faydalanan devletler dâima güçlü ve lider konumda olmuşlardır.
Pek çok insan, karşısındaki insanların değerlerine zarar verecek şekilde konuşuyor. Bu şekilde insanları yaralıyor. İncinen insan sözlere dikkat etmeden, kendini savunmaya çalışıyor. Böylece iletişim kopuyor.
Ekmek ve diğer unlu gıdalara karşı olanların savundukları birkaç tez var.
Trabzon’a doğru rotamızı çevirdik. Merkezde Ayasofya Camii ve müzesi ilk ziyaret ettiğimiz yerlerden. İyi dizayn edilmiş, girişte yeterli bir park alanı oluşturulmuş. Binalar ve çevresi temiz ve bakımlı, camii ibadete açık çok sayıda gezeni var.
Yakın zamanlara kadar insanoğlunun değişmez hedefi, rahat ve bolluk içerisinde yaşamaktı. Bu hedefe ulaşılabilmesi için, kaynaklar hiç bitmeyecekmiş gibi sınırsız bir şekilde kullanıldı.
Şair akıl kalemini batırır kalp hokkasına allar kelimeleri. Gönülde demler sözü, muhabbetle süzer, kâğıdın teline serer. Şeyh Galib, kimliğini kalemiyle yazar; “Şair demek ehl-i dil demektir” ve “Şairliğe suz-i derd lâzım” dır.
Mutlu insan, kendisiyle barışıktır. Kendimizle barışık olduğumuz zaman, herkesin ve her şeyin içindeki iyiyi görebilmemiz kolaylaşır. O zaman hayata karşı duyduğumuz şükran duygusu artar.