Müzisyen Özgen Gürbüz Sohbeti - 8

ÖZGEN GÜRBÜZ: 15 Nisan 1951 târihinde Merzifon’da dünyâya geldi. Yüksek öğrenimini, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Mûsikîsi Devlet Konservatuarını ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi inşaat Mühendisliği Bölümünü bitirerek tamamladı. Evli ve iki çocuk babası, bir torun dedesidir.

9 Eylül’de Sadece İzmir Değil, Milî Varlığımız Kurtarıldı

26 Ağustos 1922 sabahı gün ağarırken topçumuzun Kocatepe’den açtığı ateşle başlayan Büyük Taarruz, 9 Eylül’de bayrağımızın Hükümet Konağı ve Kadifekale’de dalgalanmasıyla amacına ulaştı; vatan topraklarımızı işgalcilerden temizlemek, bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü kazanmak için başlattığımız Millî Mücadele zaferle sonuçlandı.

Atatürk’ün Bursa Nutku

İddiaya göre Atatürk, Ezan-ı Muhammedi’nin Türkçe okunmasına karşı çıkanlar olduğu için 1935 yılında Bursa’ya giderek halka hitâben aşağıdaki konuşmayı yapmıştır.

Müzisyen Özgen Gürbüz Sohbeti - 7

Gürbüz: Sevgili Sâdık Hocam, Türk Mûsîkisini teorisi-târihi ile ilgili çalışmalarımda Türkçe'nin yanısıra bazı başka dillerde yazılı kaynaklarla da ilgilendim. Bilmediğim dillerdeki çevirileri, makaleleri okumaya çalıştım. İngilizce olan bir kitap ise hep yanımdaydı. ‘ Makam Modal Practice In Turkısh Art Music ’ 1974. Yazarı Karl L. Signell. Kendisi İlmî akademik araştırmalar, çalışmalar ve Türk Mûsıkîsi eğitimi almak için İstanbul'a gelen ve zamanın üstatlarından; Ney üflemesini, Türk Mûsıkîsi nazariyâtını, müziğimizdeki Alaturka-Alafranga çekişmelerini ve diğerlerini bilen, öğrenen bir Amerikalı Müzikbilimcinin sözlerini yansıtacağım:

Müzisyen Özgen Gürbüz Sohbeti - 6

Gürbüz: Sevgili Sâdık Hocam, bu soruyu atlayabilir miyim?  Bu konuların en büyük üstadına verebileceğim yanıtlar zayıf, yetersiz ve sığ kalabilecektir... Şimdiden affınızı diliyorum. Sâdece, kendi teknik bakış açımdan ve yaklaşımıma uygun olarak, birkaç müzikal açıklama yapmak, görüşlerimi ifâde etmek ve özellikle aruz vezninden yola çıkarak bir iki hususu arz etmek istiyorum.

Bergamalı Galen de Kim?

TDK, baştan savma hazırladığı "Hüsrev ü Şîrîn"in başını gözünü yarmış. Bu kitapta şu âna kadar görüp paylaştığım yanlışlar, olanın çeyreği bile değil.

Müzisyen Özgen Gürbüz Sohbeti - 5

Özgen Gürbüz:   Bir espri ile başlamak isterim. (Çünkü bu soruyu, bu şekilde soranlar da olmuştur.) ‘ Tek sesli demek, sâdece bir tâne sesle, sözgelimi sadece Do sesi ile eser bestelemek, söylemek midir ?’ Tabîi ki hayır. Tek seslilik böyle değildir. Tek sesli demekteki amaç, müzik cümlelerinin, sâdece yatay porte ekseninde seyretmesi, yâni, portenin dikey ekseninde, aynı anda, aynı sâniyede, hatta aynı sâlisede, sâdece bir tek ses yazılı olması, ses çıkarılması ve ses duyulmasıdır.. Porte-zaman ekseninde, sağa doğru gittikçe, başka sesler, hatta sessizlikler (ES'ler)  de olabilir. İşte tekseslilik,yatay-zaman eksenindeki ilerleme sırasında, portede her kolonda sadece bir tane ses kullanması, söylenmesi,duyurulması ve duyulmasıdır..

Kadınlar Neden Erkeklerden Uzun Yaşıyor?

Kadınların erkeklerden daha uzun yaşadıklarını istatistikler gözler önüne seriyor. Bunun birçok sebebi vardır. Ama en önemli sebebi erkeklerin duygularını gizlemeleridir. Erkekler büyürken “Erkek adam ağırdır, erkek adam sevse de belli etmez” diye beyne yüklenen komutlarla yaşamıştır. Kadınlar, erkeklere göre, duygularını daha rahat belli ediyorlar.

Müzisyen Özgen Gürbüz Sohbeti - 4

Özgen Gürbüz: Klasik Türk Müziği, çok kullanılan adıyla (Türk Sanat Müziği), çok zengin bir târihî birikime, repertuara ve teoriye sâhip, ‘makamlı müzik / modal müzik’ temeline dayalı bir müziktir. Özellikle Osmanlı Cihan Devleti döneminde en üst düzeyde icra, bestecilik ve repertuar mükemmeliyetine ulaşan bu tür müzik yaklaşık 1100 yıldan beri varlığını devam ettirmektedir. Kısaca, ‘ Makam ’ ve ‘ Usûl ’ olmak üzere, iki ana unsurdan oluşur.

Aşık Erbabi

Erzurum, ata yurttan ana yurda taşınan âşıklık geleneğinin hayat bulduğu önemli şehirlerden biridir. Saz ve sözleri ile insanlığa mesajlar vermiş Erzurumlu âşıklardan biri de Âşık Erbabi’dir.

Müzisyen Özgen Gürbüz Sohbeti - 3

Özgen Gürbüz: Koma; bir oktavın (bir tam sekizli aralığının, bağıl frekansı ‘1’ kabul edilen bir sesle, frekansı tam 2 katı, yani bağıl frekansı ‘2’ olan ses arasının- logaritmik olarak 53 eşit parçaya bölündüğünde elde edilen, her bir eşit aralığın-parçacığın adıdır...Yâni kullanılan her sesi-komayı Perde kabul eden bir sistematik yapıdır.

Minik Kuş

Minik kuş üşümüş Yağan karlardan korkmuş Yokmuş onun sahibi Karnını doyuracak sığınacak kimsesi

Müzisyen Özgen Gürbüz Sohbeti - 2

Prof. Dr. Sâdık Tural: Ses şiddeti nedir?   Özgen Gürbüz:   Bu terimle, duyulabilen seslerin ‘ desibel ’ cinsinden ifâde edilen volümetrik özellikleri kastedilmektedir. Meselâ sesin şiddeti çok yüksek olduğunda, aynen ses bombasının yıkıcı etkisi gibi, jet uçaklarının alçaktan uçtuğu zaman ki çıkardığı seslerdeki gibi çok yüksek bir enerjiler ortaya çıkmakta, patlamalar olmakta, hattâ kulakları sağır edebilmektedir... Ses şiddetini daha iyi anlatabilmek için, öncelikle ‘ses’in kısa târifini yapıp, özelliklerini anlatmak istiyorum:

Hayatımızı Kaliteli Kılan Eylemlerin Çoğu Bedava

- Kahkaha, tebessüm. - Candan selamlaşma. - Candan kucaklaşma.

Müzisyen Özgen Gürbüz Sohbeti - 1

Özgen Gürbüz: Sevgili Sâdık Hocam, sorularınıza birer cümle ile cevap vermem çok yetersiz kalabilecektir noktayı nazarından hareketle ve izninizle, kullanabileceğim en kısa ve en az sayıdaki cümlelerle cevap vermeye çalışacağım.  

Çocuk ve Aile

“Çocukların nasihatten çok, iyi örneğe ihtiyaçları vardır.” Joseph Joubert “Ana-babaların çocuklarına gösterebileceği en büyük sevgi, onlar­la kuracağı arkadaşlıktır.” Henry Ward Beecher

Türk Dünyâsı Âşığı Ali Şâmil Hüseyinoğlu

Ali Şâmil Hüseyinoğlu’nu, Kırım’da yayınlanan KIRIM SEVGİSİ isimli eseri vesilesiyle 2014 yılında tanıdım. Kitabının önsözünde; ‘ 4000 yıllık târihî geçmişi olan biz Türkler, Türk Birliği’ni gerçekleştirmezsek, 21. Yüzyılın sonlarında bizi târih sahnesinden silerler …’ diyordu. ‘ Kırım’ı Niçin Bu kadar Sevdim ?’ başlıklı bölümde ise; yürek kabartan, göz yaşartan ifâdeler vardı. Kitap, ‘ Türk Birliği’nin; sevgi harcı ile hazırlanmış temeli ’ olma özelliğine sâhipti.

Bağnazlık Diyanetin İtibarına Zarar Veriyor

İki gün önce cuma namazında hutbede bermutad Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırladığı metin okundu.

30 Ağustos Zaferi’nin Anlamı, Önemi ve Sonuçları

30 Ağustos’ta Dumlupınar’da kazanılan “Başkomutanlık Meydan Savaşı” sıradan bir askeri zafer değildir. Dört gün önce Türk ordusunun 26 Ağustos sabahı başlattığı “Büyük Taarruz” un amacı vatan topraklarımızı işgalcilerin elinden kurtarmak, milletimize üzerinde özgürce yaşama imkânı sağlamaktı. İmkânlarımız son derece sınırlıydı; bu taarruzun on beş gün içerisinde zaferle sonuçlanması gerekiyordu. Uzarsa asker, para, silah ve cephane gibi lojistik takviye imkânlarına sahip değildik. İki haftada binlerce askerle beş yüz kilometreye yakın yolu uçarcasına İzmir’e ulaşıp başarmak zorundaydık.

Düşündükçe / 7

“Bir millet/kavim, kendini değiştirmedikçe, Allah, onun durumunu değiştirmez.” (Ra’d, 11) Bu; ap-açık bir tavsiye, gayet belli kesin bir emirdir.