Kelimeler, akış yaşantısına girmek için pek çok fırsat sunar. Sohbet sanatını genellikle kaybetmiş olmamız sebebiyle kelimelerin gücünden yeterince faydalanamıyoruz. Son zamanlarda pratik bilgi almak için kısa sohbetler ediyoruz. İnsanlar birbirleriyle derinlemesine konuşup dostane ilişkiler kuramıyor. Eğer sohbetin amacının yaşadıklarımızın kalitesini yükseltmek olduğunu bilseydik hoş sohbetlerden hiç ayrılmazdık.
Belirli bir hedefi olmayan ve ne istediğini bilmeyen kişinin akış yaşantısını yaşaması mümkün değildir. Akış, dikkatin büyük ölçüde önünüzdeki işte olup zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınız bir deneyimdir.
Bütün ustalar çıraklıktan yetişmişlerdir. Hatalar yapa yapa, bozup tekrar yapa yapa. Çırağın kalfa ve usta olmasında kendisinin ilgi, beceri ve yeteneği kadar, ustanın çırağa yaklaşım tarzı da çok önemlidir.
Aldığımız geri bildirimlerle bakış açımızı genişletebilir ve esnekliğimizi artırabiliriz. Geri bildirim, insanların bize kendimizi nasıl geliştirdiğimizi söylemesi, eylemlerimizi ve çalışmalarımızı nasıl algıladıklarını ifade etmeleridir. Başkalarını fikirlerine kulak vermemiz, ailemizden ve arkadaş çevremizden gelen olumsuz geri bildirimleri önemsememiz bizi güçlendirir. O geri bildirimlere 1 den 10 a kadar puan verebiliriz. Sonra düşük puan alan noktalarımızı yeni alışkanlıklar edinerek geliştirir ve düzeltebiliriz.
Hayatımızı tercihlerimizle yaşarız. Tercih etmenin en önemli özelliği: Bir tercihte bulunduğumuz zaman, diğer alternatif tercihlerimizin tamamı gündemden düşer. - Evlenmek için bir bayanı tercih ettiğimiz zaman, diğer eş adaylarının tamamı gündemden düşer.
Çoğu zaman bir işi ödül ve takdir için yapıyoruz. Ödülü ve takdiri gelmezse hayal kırıklığına uğruyoruz. Bu süreçte hevesimizi de kaybediyoruz.
İnsan sevdiği bir işi yaparken zamanın nasıl geçtiğini fark edemiyor. Öğleden sonra kendinden geçercesine kitap okumaya başlıyor, akşama doğru dünyada ne olup bittiğinden habersiz oluyor.
Sabah ve akşam serinliklerinde yürüyüşümü yaparken, bazen de öğlen Temmuz - Ağustos sıcağında yürüyüş yapıyorum.
Kendisi olmak isteyen kimse, güçlü ve zayıf yanlarının nerede olduğunu araştırmalı, doğal yeteneklerini geliştirmeli ve onları kullanmalıdır. Bu doğal yeteneklerine de uygun davranmalıdır. Yeteneklerinin az olduğu şeyler için çaba harcamaktan kaçınmalıdır. Çünkü beceremediği şeyi denemeye çalışması onu kendinden uzaklaştırır.
“Evren her insana yaptığının aynısını iade eder. Gülümsediğiniz zaman o da size gülümser, kaşlarınızı çattığınız zaman o da size kaşlarını çatar. Dünyayı severseniz etrafınızda sizi seven insanlar bulacaksınız ve tabiat bütün hazinelerini önünüze serecektir” diyen Zimmerman ne kadar haklıdır.
Atinalı Filozof Salon’a sormuşlar: “Genç kalmanın sırrı, hikmeti nedir?” Filozof, “Her gün yeni bir şey öğrenmek” cevabını vermiş.
"Bu yaştan sonra, ne yapacak üniversite diplomasını" dediğinizi duyar gibiyim. Diplomanın hiç bir önemi yok elbette.
“Gençlik ve ihtiyarlık” derken takvim yaşını kastetmiyorum. Takvim yaşı büyük olduğu halde genç olanlar olduğu gibi, takvim yaşı küçük olduğu halde ihtiyar olanlar da vardır. Genel olarak, okumaktan, düşünmekten, çalışmaktan keyif alanlar genç, keyif almayanlar yaşlı kabul edilir. Çok erken yaşlarından itibaren zihinlerine ihtiyarlık tohumları telkin edenler yaşlı, telkin etmeyenler gençtir.
El alem çok şey söyler. Hem olumlu, hem de olumsuz. Çünkü, el alem, toplumun ta kendisidir. Kamu oyudur, psikolojik ve sosyolojik baskı unsurudur. Hak, hukuk, adalet, sosyal denge, gelenek ve göreneklerimizin koruma kalkanıdır.
Tam dengeli insan bulmak çok zordur. Birçok insanın zayıf noktaları vardır. Bazen bu zayıf noktaların farkına varırız, bazen onları göremeyiz. İnsanlar en azından bir yönüyle zayıf noktalara sahiptirler. Ana babalar ve eğitimciler çocuğun zayıf noktalarını fark edip o noktaların kuvvetlendirmeye çalışsalar, çocuklara en büyük hizmeti yapmış olurlar.
Karakter, küçük yaşlardan itibaren içinde yaşanan toplumun değer yargılarının benimsenmesi ile oluşur.
Komplo, topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan veya iş demektir. Günümüz dünyasında en çok komplo teorileri kullanılıyor. Ekonomik, siyasi, psikolojik, dini, felsefi ve daha pek çok alanla sorunlar bu teorilere başvurularak izah edilmeye çalışılıyor.
Simit almak için sıraya girdim. Sıra çok kalabalıktı. 20 dakika kadar sırada kaldım.
Mutluluk başarıya bağlı mı? Başarı, mutluluk getirir mi? Değerli olmak, başarılı olmaya bağlı mıdır? Değerimizi işimiz mi belirler?
Cevahir bey bir pazar sabahı, evinde beslediği ve canı gibi sevdiği kurt köpeğini gezdirmeye çıkmıştı. Eğitimli olduğu için gezinti sırasında tasmasını salıyordu. Kurt köpeği Asil, gezinirken sokakta yaşayan kendi boylarında bir arkadaşa rastladı ve başladılar konuşmaya: