Ramazan yaklaştıkça camilerdeki vaaz ve hutbelerin konusu oruç, zekât ve fitre üzerine olmaktadır.
Büyük milletlerin büyük dâva adamları olur!.. Büyük milletlerin büyük fedâileri, şanlı kahramanları, sezgisi yüksek ileriyi gözleyen irâdeli kılavuzları olur!..
Düşüncelerimizin yalnız bizim üzerimizde değil, başkalarının üzerinde de büyük bir etkisi vardır. Kötü bir düşünce gerçekten de zihnimizi ve yüreğimizi karartan bir zehir olabilir. Zihnimizin ürettiği bir enerji olarak başkalarına da tesir edebilir.
1930’lu yıllarda; Türkiye’de, trenlerdeki yataklı vagonların işletmeciliğini yapan Fransız kökenli Vagon - Li adlı bir şirket vardı. Bu şirketin Beyoğlu Şubesi müdürü, personelden birini, Türkçe konuştuğu için işten çıkartmıştı. Olayın duyulması üzerine İstanbul’daki yüksekokul öğrencileri tepki gösterdiler. Olayı; kabul edilmesi mümkün olmayan bir hareket, sömürge zihniyetinin devâmı ve de Türklere yapılmış bir saygısızlık olarak değerlendirdiler.
Aziz okuyucularım, sizlerle elli küsur sene önceye giderek, Ergun Göze ile Elli Beş Yıl kitabımdan aldığım seyahat hatıralarımı paylaşmak istiyorum.
Kule, helikopter pilotun soruyor: - Uçağı gördün mü? - Gördüm.
Peygamber Efendimiz (sav) ‘ İlim öğrenmek erkek-kadın her Müslümanın üzerine farzdır. ’ hadisiyle her Müslümanın, inancımızın temel değerlerini öğrenmesinin ehemmiyetine dikkatimizi çekmiş; tertemiz bir zihin ve hâfızaya malik olan gençlerimizin bu bilgilerle teçhiz edilmelerinin lüzumunu ifâde buyurmuştur .
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde pireler berber iken develer tellal iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Mutluluk Ormanında yaşayan Köstebek Nuri ile komşusu Kırkayak Nazlı birbirlerinden hiç hoşlanmazlarmış.
Anadolu, askeri ve siyasi açıdan elde tutulması oldukça güç olan bir vatan toprağıdır. İç ve dış tehditlerin eksik olmadığı bu coğrafyada ayakta kalmak, büyük bedeller ödemekle mümkün olmaktadır.
Kāmûs-ı Türkî'de "ilk dördün" ve "son dördün" sözlerinin o zamanki karşılıkları olan "terbî-i evvel" ve "terbî-i âhir" var...
Bütün alışkanlıklar önceden şartlanmanın sonucudur. Bunlar hiç de doğal değildir. Bu alışkanlıkların hiçbiriyle doğmadık. Bunların her biri bize yapışıp kalmış yeni bir programla değiştirilebilecek olumsuz programlardır.
Her san’atın umûmî ve hususî kaideleri olmasına rağmen, hiçbir kaide, asla bağlayıcı değildir. Çünkü bu durum, san’atı ufuksuzluğa götürür, gücünü daraltır, yerinde saydırır.
Erzurum Ruslar tarafından işgal edildi ve iki yıl süre ile anavatandan ayrı, işgal altında kaldı. O günler, Türk târihinin en acılı günleridir. İnsanlığın yüz karasıdır.
Şehrimizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar hepimizin malumudur.
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken var varanın, sür sürenin destursuz bağa gireni hali harap iken.
“Yaşayacak fazla yılın kalmadı ve ayrıldığında yanına hiçbir şey götüremeyeceksin. Bu yüzden tutumlu ol, ama refahını feda etme.
Abbas Sayar, edebiyatımızın geç keşfedilen önemli bir değeridir. 21 Mart 1923 târihinde Yozgat’ta dünyâya geldi. İlk, orta ve Lise tahsilini Yozgat’ta tamamladı. Maddî imkânsızlıklar sebebiyle üniversiteye gidemedi. Kısa süreli memurluktan sonra yedek subay oldu. Eylül 1945’te askerlik vazifesini tamamladıktan birkaç ay sonra Ocak 1946’da İstanbul’da içgüveysi olarak bir cemaat şeyhinin kızı olan Hayrünnise Nefesli Hanım’la evlendi.
Müşteri memnuniyeti, “müşterinin ihtiyacının giderilmesi ve isteğinin karşılanması sonrasındaki tatmin oranıdır. Müşteri memnuniyeti kavramını, müşterinin aldığı hizmetlerden memnun kalma düzeyi” olarak da tanımlayabiliriz.
Adı her ne kadar "yarıyıl sonu sınavı" olsa da sen bunu yalnızca "yarıyıl sonunda yapılan sınav" olarak değil, aynı zamanda "yıl sonunda yapılan sınav" diye anla...
İzmit merkezde, 1990’lı yıllarda özel hastane eksikliği vardı. O tarihteki belediye başkanı Sefa Sirmen’in Ankara Bayındır Hastanesi’ne bağlı bir kuruluşu şu anki büyükşehir belediye binasına getirme girişimi 99 depremi sebebiyle sonuçlanamamıştı. O günlerde iş insanı ve işletmeci Kubilay Kırman ile yapılan bir görüşmede bu konu gündeme gelmişti. Yine iş insanı olan ve imkanlarının hayırlı ve iyi bir hizmette kullanılması istek ve tavsiyesi olan baba Şevket Kırman’ın onayı alınarak bu alanda çalışma yapılmasına karar verilmişti.