Bir varmış bir yokmuş iki varmış ama üç yokmuş, kaybolmuş. Biz sayıları bırakalım da masal ülkesine gidelim. Masal ülkesinde bulunan mutluluk ormanında bütün hayvanlar uyum içinde yaşarlarmış.
Hepsini idare eden ormanlar kralı Aslan imiş. Aslan bütün haşmetiyle ormanda dolaşır adaletli davranır kimseye haksızlık yapmaz ve yaptırmazmış. Bir gün ormana avcılar gelmiş, ormanda hasta maymun ve çocuğunu ziyarete giden Aslan Kral'ı tuzakla yakalamışlar. Avcıların kurdukları
kalın halattan filenin içerisinde kalan aslanın tuzağa takılması ve uğraşarak çıkmaması orman hayvanlarını çok üzmüş.
Hepsi toplanarak Aslan Kral'ı kurtarmak için çare aramışlar. Sonuçta bütün kemirici hayvanlar bir araya gelerek tuzağı oluşturan fileyi kemirmeye karar vermişler. Bütün bu çalışma programında fareler sincaplar karıncalar maymunlar ve kuşlar gönüllü olarak yer almışlar. Hepsi bir araya gelerek bütün gece kemirmişler. Sabaha kadar halattan tuzağı parçalayıp Aslan Kral'ı kurtarmışlar. Aslan Kral kurtulduğuna çok sevinmiş. Bütün hayvanlara teker teker teşekkür etmiş.
Bilge Baykuş;
-Ekselansları bu gece evinize gitmeyin. Avcılar dönüp gidene kadar sizin saklanmanız gerekebilir. Bu yüzden sizi orman sığınağında saklayalım. Avcılar gidince kurtuluşunuzu büyük bir parti ile
kutlayalım.
Aslan kral da
-Siz orman sakinleri, hayatımızı size borçluyum.
Ormanda yaşayan hayvanlar;
-Bize borçlu değilsiniz bu ormanda yaşayan her hayvan size çok şey borçluya ayrıca bizler hepimiz sizi çok seviyoruz.
Aslan kral saklandığı yerden avcıların gittiğini görmüş. Avcılar da bu ormanda yaşanan sevgi ve yardımlaşmayı alt edemeyeceklerini fark ettikleri için bir daha mutluluk ormanının önünden dahi geçmemişler. Ormandaki bütün hayvanlar bir parti vererek bu durumu kutlamış ve birbirlerine daha sıkıca bağlanmışlar.
Bugünkü masalımız da bu kadar.