Prof. Dr. Sadık Kemal TURAL

Akademisyen

[email protected]

Kırgız Türklerini ve Cengiz Aytmatov’u Anlatıyor - 7

CENGİZ AYTMATOV’LA ALAKALI TOPLANTIDA Prof. Dr. SÂDIK K. TURAL’IN KONUŞMASI (İKİNCİ BÖLÜM)

Tolgonay, Tanabay, Edigey, Danyar, Cemile, Asel dünyâda yaşayan, her yerde karşılaşabileceğiniz kişilerdir. Aytmatov’u okuyup kavrayanlardan merhum Muhtar Avezov kırk yıl evvel şu tespitte bulunmuş: “Gerçekten en sevinçli şey, Aytmatov’un Kırgız nesrindeki farklılığı insanı tanımasındadır. Kardeş edebiyatlarımızda insan huyu, çoğunlukla kuru sözlerle anlatılır. Bazen yazar kendi kahrmanlarına uydurduğu hareketleri, hayali yorumlarını katar. Cergiz Aytmatov povesti psikolojik, tabii, güzel ve basittir.” (Literatumaya gazeta, 23 Ekim 1958) diyordu.

Cengiz Aytmatov’un  romanlarından çokça örnekler vermek, alıntılarla metni uzatmak istemiyorum. Onun eserinin yapı ve anlam tabakalarını şemalaştırmak mümkün ama bu da işi uzatır. Ben ana kavramları bir bilgilendirme yolu, uyandırma yöntemi biçiminde, roman ve hikâye ile tiyatro Siapı’sına dönüştüren bir bilge, bir veli (şeşen), bir şaman (hay-çı, kam), bir dana gibi bize okutan odur. Evet... Cengiz Bey bir bilge, bir veli, bir dana, bir şaman, bir filozoftur.

Aytmatov, atalarından, zamandaş olan millettaşları ile insanlardan utanan bir insan... Adaletsizlik, vicdansızlık, merhametsizlik, şefkatsizlik, muhabbetsizlik, bilgisizlik, cahillik, şehvetperestlik, yoksulluk yüzünden kendinden utanan, zamandaşlarından utanan, en mühimi de daha önceden yaşayan atalarından, toprak altındaki ata-babalarından utanan, onlara karşı sorumluluk duyan insanlardan biri Cengiz Ağa’dır.

Roman, insana ait bir dünyânın yeni bir kurgusu, yeniden yapılandırılmasıdır; bu yeni yapılandırma insanlara mesaj vermek içindir: İnsanlığa Yaratan (Allah, Hâlik, God)dan gelen mesajlar da semavi kitaplarda bir takım örnek kıssalarla anlatıldığına göre narration (tahkiye) bir öğretim, eğitim ve bilinçlendirme aracıdır. Aytmatov Törekuloviç Cengiz Bey’in romanları da, sevgi, utanma duygusu, adaletli olma düşüncesi, sorumluluk ve başarma bilinci aşılayan yüksek ve örtülü mesaj taşıyan metinlerdir.

Aytmatov yeni bir veli (oğluya/ çeçen/ şeşen) dir. Cengiz Bey asrımızın velisi olarak sadece Kırgızistan’ın veya Türk dünyâsının değil, insanlığın meselelerini gören bir filozoftur. Akmateliyev’e hak vermemek elde değildir. Prof. Akmataliyev diyor ki:

‘İnsanlık ve dünyâ meselesi’Samancının colu ’, 'Gülsaraf'Ak keme ‘Deniz boyluy cortkon         ,

Ala-Döböt’,    Fudziyamadağı kadir tün’ Kıyamat’ gibi eserlerde felsefi zeminde anlatıldı. Hayat ve ölüm, sevinç ve kaygı, insanlık ve kurnazlık, vicdan ve vicdansızlık gibi insanoğlu hayatına has meseleler, yazarın kalemiyle tekrar yansıtılıp neticede bütün insanlığın estetik kültüründe farklı olan, kendi imzasını taşıyan derin ve yeni ifâde gibi yenilendi.

Kasandıra’da, Kayamat’da,hattâ Sarı Özek’i kirletenlerin, insan yiyerek beslenenlerin anlatıldığı Gün Var Asra Bedel’de, bize yeşil ve nimet dolu bir çevre, tabiat bırakan ata ruhları ve geleceğin çocukları karşısında utanma duygusunu, sorumluluk bilincini anlatıyor; pek tabiidir ki, insanlara, bitkilerle hayvanlara karşı sevgi ve adaletle davranma bilinci aşılamaya çalışıyor.

^Cengiz Ağabey o insanlardan bir kişi, bir yüce bilgili, şöhretli kişi.

Akkemi (Beyaz Gemi) başta olmak üzere Kopar Zincirlerini Gülsarı’da yahut ‘Gün Uzar Yüzyıl Olur’da, veyahut 'Sultan Murat’ta Manas Destanı’nın zengin dünyâsına ait motifleri modern romanın dünyâsına taşımak büyük ustalık ister. Aytmatov Usta, gerçeğimsi (fıctiv) dünyâyı kurarken Ş. Aktaş’ın söyleyişiyle destanlara dayanan millî romantik duyuş tarzı örneğini verir.

Türkiye’de, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı, Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel Beyefendi’nin açış konuşmaları yapıp toplantıyı himayelerine aldıkları 8-10 Aralık 1998 tarihlerinde 8 Kırgız, 2 Kazak, 3 Azerbaycan, 1 Özbek, 1 Türkmen, 15 Türkiye Türkü’nün katıldığı bilimlik bir Cengiz Ağa Şöleni düzenledi. Atatürk Kültür Merkezi tarafından bu toplantının bildirileri bir kitap olarak yayınlandı.

(Buradan itibaren Prof. Sadık Tural, bir paragraf Kırgız Türkçesi, bir paragraf Türkiye Türkçesi ile konuşmuştur.)

Ulu akındar, uluu roman çazuvçuları cana dramaturktar, atalarının ruhtannan kabar alışat; Atalarının sözdörün ugup, tüşünüp oylap; bugün caşagan adanıdarga düşündürüp catışat. Hayçı kimi, şaman dana, şeşen kimi bilgilendiret. Çengız Aka o adamdardan bir kişi... Bir uluu bilgilü, belgilü kişi...

Çok büyük şâirler, büyük roman yazarları hem de tiyatro yazanlar atalarının ruhlarından haber alıyorlar. Ata babalarının sözlerini duyup, düşünüp muhakeme edip bugün yaşayan adamlara düşündürüp ulaştırıyorlar. Hayçı, şaman denilen insanlar, bilge, veli gibi başkalarını bilgilendiriyorlar.

Bir eldi ulut kılgan anın tili. Bul tiidi uluttuk tilge aylandırgandardın başında, akmdar, romunçılar, angemeçiler, andan kiyin bilim adamdan kelet. Kırgız kalkın, cana Kırgız Türktörün can-dardırgan, özünö egemen boluuga çakırgan Çengız Aytmatov ekeni baarına belgilüü. Çengız Aytmatov Kırgızdardın cana Türk Düynösünün sıymıgı, candandıruuçusu cana uluu uluu, perzendi...

Mankurttuktan insandıkka bargarı bir düynö-nün çarcısı bolgon, ataktuu cazuuçu, ulu fılosof, sotsio-psiholog Çmgız Aga Aytmatovdun 70- caşın teren urmat-sıy menen kuttuktaymın.

Bir halkı millet yapan dilidir; bir dili milletin dili hâline getirenler önce şâirler ve romancılar, hikâyeciler’ sonra bilim adamlarıdır. Kırgız halkını ve Kırgız Türkçesini dirilten, özüne sâhip çıkmaya çağıran Cengiz Aytmatov’dur. Aytmatov Kırgızların ve Türk dünyâsının övüncü, dirilticisi ve büyük oğludur.

Mankurtluktan insanlığa giden bir dünyânın dâvetçisi olan büyük yazar, büyük filozof, büyük sosyal psikolog Cengiz Ağa Aytmatov’un 70. yaşını saygı ve sevgi ile kutluyorum.

(Türk Edebiyatı, S: 309, Temmuz 1999, s. 6-8)

(BİTTİ)