(BEŞİNCİ BÖLÜM)
Soltabay Zaripbekov: Cengiz Aytmatov’un ve bütün Türk Dünyâsı’nm Türk Dünyâsı edebiyatının şu andaki durumunu değerlendirebilir misiniz?
Prof. Dr. Tural: Şimdi bizim bir problemimiz var: Avrupa ülkeleri, Hint Avrupa diğer ülkeler, kendileri dışındakilere çok ilgi göstermiyorlar. Komünist dünyâda parlayan bir yıldız olduğu için, o rejime yakın ülkeler Cengiz Bey’e ilgi gösterdiler. Sâdece komünist ülkeler ve komünist aydınlar. Biliyorsun, Cengiz Bey’in yetmişinci doğum yıldönümü, önce Türkiye’de kutlandı. Atatürk Kültür Merkezi olarak bir programla kutlanmasını planlayıp gerçekleştirdim. Bu toplantının kitabı basıldı. Bizden sonra Almanlar, ondan sonra Japonlar topluca kutladılar, ondan sonra da Fransa, en son olarak da Kırgızistan’da büyük devlet töreni yaptılar. Şimdi düşün ki, Cengiz Ağabey’i bundan sonra, inkâr etmeye artık kimsenin gücü yetmeyecek, bu bir. İki, Türk soylu halklar arasında, sizin gibi öğrenciler yoluyla, ortak bir Türk Edebiyatı doğacak. Böylece Türk Dünyâsı Edebiyatı’na ait eserlerin 2001 yılından sonra ortaya çıkacağına inanıyorum. Şiiriyle, romanıyla önce bir hazırlık dönemi geçirerek dokuz-on yıl hazırlık dönemi geçirecek, sonra, herkes birbirinin yazdığını okuyup tâkip edecek; o günler uzak değil, o günler geliyor. Bunları siz sağlayacaksınız ve göreceksiniz.
Zaripbekov: Şu anda Cengiz Aytmatov’u siz çok iyi tanıyorsunuz; hattâ ona Ağabey diyorsunuz. Yetmişinci doğum gününde, burada biz de vardık. Sizin sâyenizde kutladık. Cengiz Aytmatov’un bundan sonraki eserlerinde yazacağı yeni konular var mı, varsa hangi konularda yazmayı düşünüyor, siz daha iyi bilirsiniz.
Prof. Dr. Tural: Cengiz Ağabey, Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel’e, burada, açılışta söz verdi, yeni romanlar yazacağım diye. Cumhurbaşkanımız dedi ki: ‘Siz benden gençsiniz, yeni romanlarınızı bekliyorum.’ O da, ‘Bunu vazife sayıyorum ve yazacağım’ dedi. Hem de Kırgızistan’da, Onun daçasında oturduğumuz -Sayın Recep Bilginer, Sayın Salim Cöhçe şahidimdir- sohbet sırasında, orada; en sonra da, Kırgız Devleti’nin yaptığı, kendisiyle ilgili kutlamalarda, Kırgızlara ve birçok ülkeden gelen bütün temsilcilere: ‘insanlığın Türkleri duyması gerektiğine dair romanlar yazacağım, artık insanlık Türklere kulaklarını kapatamaz, Türklerin derdi, insanlığın derdidir. Türkler de, bu insanlık ailesinin boyutlarıdır, öz boyutlarıdır. Onlarla kaynaşmak için romancılar ve şâirler çalışmalıdır’dedi. Cengiz Bey, benim öz ağabeyimdir. Bana ithaf ettiği, sizin memleketinizde Kırgızca olarak yayınlanan, beş ciltlik kitabın içinde ‘mânevî öz kardeşim’ diye yazmış. Hakîkaten de, o benim mânevî öz ağabeyimdir. Türkiye’de yaptığımız toplantının Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığınca yayınlanan, Cengiz Aytmatov bildiriler kitabında yer alan, onur, kapanış konuşmasını mutlaka okumalısınız. Aytmatov adına bir akademi kuran Prof. Dr. Abdıldacan Akmataliyev’in yayınladığımız eserini de... Size ve derginize teşekkür ederim.
Zaripbekov: Ben de sîzlere teşekkür ederim Hocam...'
(Yüce Erek Dergisi Sayı: 3, Ankara, Temmuz 1999, s. 6)
Bu metin Sorulara Cevaplar’ın 3. ve 4. baskılarında yer almıştır.
(DEVAM EDECEK)