Şehir planlamacılığı konusunda Prof. unvanlı öğretim üyesi olan Ömer Ertur, aynı zamanda velût bir yazardır. Derin Nefret- Avustralya 1915 isimli eserinde Anzakları Çanakkale Savaşı’na getiren derin devlet komplosunu anlatıyor.
Birinci Dünya Savaşı 1914-1918 yılları arasında Osmanlı Devleti, Avusturya Macaristan İmparatorluğu ittifakı ile İngiltere, Fransa, Sırbistan Rusya arasında cereyan etmiştir. Her iki tarafa farklı süreler içerisinde çevre devletler de katılmıştır.
İngiltere, Çanakkale’de Osmanlı Türk ordusu karşısında tutunamayınca, sömürgesi olan Avustralya ve Yeni Zelanda’dan asker getirdi. Bu askerler, ‘Anzaklar’ olarak anılır. ‘Anzaklar’ kelimesi, ‘Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu’ isimlendirmesinin kısaltılmış şeklidir. Türk Ordusu, karşı cephede olmasına rağmen, çatışmalara ara verildiği zamanlarda ve savaş sonrasında Anzaklara iyi davranmıştır. Bu sebeple taraf olmalarını gerektirmeyen bir savaşa köle gibi hile ve de ile dâhil edilmeleri sebebiyle İngilizlerden nefret etmişlerdir. Ömer Ertur, 13,5 X 21 santim ölçülerindeki 200 sayfalık eserinde Anzakların ve dolayısıyla Avustralyalılar ile 2000 kilometre uzağındaki komşu adada yaşayan Yeni Zelandalıların İngiltere’ye duyduğu derin nefreti anlatıyor.
Ömer Ertur Elveda Kosova isimli eserinde; Balkan Savaşları sırasında Sırpların Kosova’yı Osmanlı Devleti’nden koparmaya çalışırken yaşanan olayları ele alıyor. 240 sayfalık eser, aşk ve vefanın romanıdır.
Palava Soykırımı:
Palava Şehri, Hindistan'dadır. 1804 yılında şehrin bulunduğu Tasmanya Adası’na asker çıkaran İngilizlerin bu adanın hakîki sâhipleri Palavaları yok etmeye çalışmaları ve 1870’lerde Palava halkının soyunu nasıl kuruttukları anlatılıyor.
İhtiyar Horozun Son Ötüşü:
‘İhtiyar Horoz’ olarak anılan Hastings Kamuzu Banda (1898-1997) Orta Afrika devletlerinden Malavi’nin devlet başkanıdır. 1971 yılında kendisine ‘ömür boyu devlet başkanı’ unvanı vererek diktatörlüğünü ilân etti. İddiaya göre, karşı çıkan 18.000 kişiyi öldürttü. 1994 yılında yapılan seçimlerde hezimete uğradı ve görevini devretti. 48 sayfalık eser, resimlidir.
Japonya’dan Hikâyeler:
96 sayfalık kitapta 3 hikâye bulunmaktadır:
1-Küçük Çocuk ve Şişman Adam:
Bu hikâyeyi okuduğunuzda 2. Dünya Savaşı'nın sona ermesine sebep olduğu söylenen ve ‘Şişman Adam’ olarak anılan atom bombasının aslında zâten teslim olmuş bir devletin milleti üzerine nasıl vahşiyane bir zihniyetle atıldığı anlatılıyor.
2-Takarazuka’ya Son Sefer:
Bu hikâye Tokyo’da 1995 yılında metro trenlerine saldıran Aum Shinrikyo anarşi şebekesinin kaçak yaşayan bir üyesinin hayatını anlatıyor.
3-Ertuğrul Fırkateyni Funagora Kayalıklarında:
Bu hikâye 1890 yılında Japonya kıyılarında batan Ertuğrul Fırkateyni’nin sağ kalan mürettebatının bir Japon balıkçı köyü halkı tarafından kurtarılmasını anlatıyor.
Nil’deki Kemikler:
On dokuzuncu asır sonlarında Sudan ve çevresinde başlayan Mehdilik Hareketi'nin lideri Muhammed Ahmet el Mehdi tarafından kurulan ve Kızıldeniz'den Orta Afrika'ya kadar uzanan siyâsî coğrafyada batı emperyalizminin düşüremediği son kalelerden biri olarak Osmanlı Devleti ile eş zamanlı mücâdele veren bir devletin ve güçlü bir direnişin romanı. Hür bir Sudan ülkesi olan Mehdiye'nin kuruluşu ve sonrasında yaşanan târihî gelişmelere; bilgilendirme maksatlı sinema filmi hassasiyetiyle ışık tutan Nil'deki Kemikler Sudan halkının ülkelerini işgal etmek için gelmiş tam donanımlı İngiliz ordularına karşı Muhammed Ahmet liderliğinde verdiği efsânevî direnişi gün yüzüne çıkarıyor. 608 sayfalık eserde dünyâ siyâsî ve coğrafî haritasında 19. yüzyılın ikinci yarısından îtibâren yaşanan değişim ve büyük kırılmalara ışık tutuluyor. Sanayi devriminin sağladığı imkânlarla elde edilmiş ileri bir askerî teknolojiye sâhip Büyük Britanya İmparatorluğu orduları karşısında mızrak ve kılıçlarla kazanılmış târihî bir zafer ve İngiliz emperyalizmine meydan okuyan Sudan halkının hürriyet mücâdelesi anlatılıyor.
Funagora’nın Sirenleri:
Gerilim romanı, destan ve târihî roman özellikleri taşıyan 310 sayfalık kitapta, 1889 yılında Konstantiniye’den yola çıkıp, 1890 yılında Yokohama’ya ulaşan beş yüz Osmanlı bahriyelisinin ihtişamlı olduğu kadar, bahtı kara bir firkateyndeki seferini konu ediyor. Bu beş yüz bahriyelinin görevi, güzergâhları boyunca yanaştıkları limanlarda Osmanlı Cihan Devleti’nin iyi niyet elçiliğini yapmak, nihâî istikametleri olan Japonya’ya varınca Japon imparatoru ile diplomatik anlaşmalar imzalamak üzere masaya oturmaktı. Fırkateyn hedefine sağ sâlim ulaştıysa da 1890 yılı sonbaharında, İstanbul’a dönüş yolundayken bir tayfuna tutuldu. On dokuzuncu yüzyılın en büyük donanma fâciası bu şekilde gerçekleşti. Dahası, hayatta kalan Osmanlı bahriyeleri ile kaza sonrası Japonya sâhilinde onları karşılayan Japon köylüler arasında emsaline rastlanmamış bir kültür bağlantısı bu felâket sebebiyle kuruldu.
Japonya’dan Hikâyeler isimli kitapta yer alan üçüncü hikâyenin genişletilmiş şeklidir.
Hannah:
Ömer Ertur, 13,5 X 21 santim ölçülerindeki 133 sayfalık eserinde; Afrika'dan kaçırılıp köle olarak Amerika'ya getirilen bir genç kızın 1856-1866 yılları arasında Mississippi’de bulunan bir pamuk çiftliğindeki kölelik günlerini anlatıyor. Sonrasında da Amerikan İç Savaşı bitince zincirli kölelikten kurtulup beyazların kurduğu ve ta 1965’lere kadar devam eden ekonomik köleliğin meydana çıkardığı siyâsî yapının yarattığı eşitsizlikler içinde hayat mücâdelesi veren zencilerin zor günlerini detaylarıyla ortaya koyuyor. Devamında Birleşik Amerika'nın birçok şehrinde 1866 ~ 1921 yılları arasında olan zenci aleyhtarı ırkçı ayaklanmaların sebebiyet verdiği merhametsiz trajedileri bütün dramatik yönleriyle okuyucuya anlatıyor.
Eserden tadımlık bir bölüm:
Batı Afrika’dan ayrılıp uzun bir Atlantik Okyanusu yolculuğundan sonra New Orleans Limanı’na demir atan Clotilda adlı geminin içindeki zenci esirleri tek tek sayıp sıhhî durumlarını gözden geçiren New Orleanslı köle tüccarı, kaptanın yanına gidip cebindeki para dolu keseyi teslim etti ve gemideki esirlerin köle pazarına götürülmelerini talep etti.
New Orleans Limanı yakınlarındaki büyük köle pazarına getirilen Batı Afrikalı zenciler, tekrar gözden geçirilip yaş ve cinsiyetlerine göre ayırıldıktan sonra her biri tek tek numaralandı ve satış için gerekli formlara kaydedildi.
Afrikalı zenci esirlerin kayıt işleri yapılırken boylu poslu genç bir kız, kendisi gibi esir edilmiş babasını yakınındaki zincirli erkek esir grubun içinde fark edince ellerini havaya kaldırıp dikkatini çekmek için yüksek sesle seslendi. Babası, kendine doğru bakınca da yüzünde zoraki bir gülümsemeyle: ‘Baba, ben iyiyim!’ diye bağırdı. Etraftaki gürültü sebebiyle babasının onu duyduğundan pek emin değildi ama en azından babasının ona el salladığını görebilmişti. Derin bir üzüntüyle babasına bakarken, onu bir daha göremeyeceğini hissederek gözyaşlarına boğuldu.
Erkek zenci esirlerin numaralanma ve her birine bir isim verilme işi bittikten sonra her birinin çalışma kategorilerini ve satış fiyatlarını belirleyen köle tüccarı, erkek esirlerin bulunduğu alandan çıkarak kadınların olduğu kısma yöneldi. Boynunda 14 yazan bir kâğıt parçası asılı, uzun boylu güzel bir Afrikalı esir Afrika’daki asıl adı Kangela olan ve üzerine rengârenk pamuklu bir elbise giydirilen Batı Afrikalı genç kız, birkaç saat sonra boynunda ‘Hannah: Zevk ve Eğlence için- Fiyatı 900$’ yazılı bir karton levhayla köle satış platformuna çıkartıldı. O günün öğle saatlerinde New Orleans'ta kadın ticâreti yapan bir köle tüccarına 600 dolara satıldı.
Öğleden sonra Hannah yanındaki diğer Afrikalı genç kadınlarla New Orleans şehir merkezindeki lüks bir otelin lobisine, otel müşterilerine, kadın temin eden genelev sâhiplerine yüksek fiyatlarla satılmak için götürüldü.
ÖMER ERTUR Üniversite derecelerini Memphis Devlet Üniversitesinde tamamlayan Yazar, şehir ve bölge planlama doktorasını Portland Devlet Üniversitesinde bitirdikten sonra İowa Devlet Üniversitesinde öğretim üyesi oldu. On yıl süren bir profesörlük devresinden sonra Birleşmiş Milletlerde görev yapmaya başlayan Ömer Ertur; birçok Asya, Afrika ve Orta Doğu ülkesinde çalıştı. Birleşmiş Milletlerden emekli olan yazarın târihî roman ve hikâyeleri Türkçe, İngilizce, Japonca ve Arapçaya çevrilerek farklı ülkelerde yayınlandı. |
AKIL FİKİR YAYINLARI
Alemdar Mahallesi, Alayköşkü Caddesi, Küçük Sokak Nu: 6/1 Cağaloğlu, Fatih, İstanbul
Telefon: 0.212-514 77 77 e-posta: [email protected] www.akilfikiryayinlari.com