(25 Şubat 1933)
1930’lu yıllarda; Türkiye’de, trenlerdeki yataklı vagonların işletmeciliğini yapan Fransız kökenli Vagon - Li adlı bir şirket vardı. Bu şirketin Beyoğlu Şubesi müdürü, personelden birini, Türkçe konuştuğu için işten çıkartmıştı. Olayın duyulması üzerine İstanbul’daki yüksekokul öğrencileri tepki gösterdiler. Olayı; kabul edilmesi mümkün olmayan bir hareket, sömürge zihniyetinin devâmı ve de Türklere yapılmış bir saygısızlık olarak değerlendirdiler.
O dönemin gençliğinin tamamına yakını Türk milliyetçisi idi. Milletimize karşı yapılan her hareketi protesto etmek maksadıyla yürüyüşler yaparlar, mitingler tertip ederlerdi.
Çeşitli fakültelerde okuyan çok sayıda öğrenci, bir yürüyüş düzenleyerek şirketin bürosuna gitti. Şirket yetkililerinin sert ve kışkırtıcı hareketleri üzerine bir iki cam kırılması gibi tahribat meydana geldi. Gençlerden biri tramvayın üzerine çıkarak: ‘Arkadaşlar! Türkiye bir sömürge ülkesi değildir. Türkiye’de Türkçe konuşulur. Başka bir dilin hâkimiyeti söz konusu olamaz. Dilimize saygı göstermeyenlerin affetmeyeceğimizi, onları saygılı hâle getirebileceğimizi herkes bilmelidir’ cümleleri ile gençleri heyecanlandırdı. Daha sonra olayın gazeteler aracılığı ile duyurulmasını ve tel’in edilmesini sağlamak maksadı ile Cumhuriyet Gazetesi’nin önüne gidildi. Burada gazete yazarlarından Peyami Safa da bir konuşma yaptı. Olayın yankıları geniş oldu. Bu yankılar sonucunda, Dil Mücâdele Cemiyeti kurulması kararlaştırıldı. Gazeteler, Millîyetçi gençlerin bu hareketine geniş yer ayırdı. Yunus Nâdi, olaydan bir gün sonra sâhibi ve başyazarı olduğu Cumhuriyet Gazetesi’nde yazdığı başmakalede olayı kınadı. Millî Türk Talebe Birliği’nin protesto gösterisine Anadolu’dan da büyük destek geldi. Olay, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgrafla intikal ettirildi.
Tepkilerin bu boyutlara ulaşmasından sonra Vagon - Li şirketi, olaya sebebiyet veren müdürüne işten el çektirdi, yerine Türk müdür tâyin edildi ve işten çıkartılan Türk personele yeniden işbaşı yaptırıldı.
Geçmiş zaman olur ki… Hayâli cihan değer.
Vagon - Li şirketi 1960’lı yıllarda Türkiye’den ayrıldı.
(Oğuz Çetinoğlu: Seçkinlerden Bir Seçkin: Hulûsi Çetinoğlu s: 310. Akıl Fikir Yayınları, İstanbul 2023)
DERKENAR:
MÂNÂYI, TARTIŞMAYA KURBAN EDEN BİR CÜMLE…
‘Yetkililer, onlara belediye eğitim, sağlık ve âcil hizmetler konularında danışmanlık verecek.’
Anlayan anlamıştır: Verilecek olan ‘danışmanlık hizmeti’dir. Yanlış anlayan da, ‘danışma elemanı’ verileceğini düşünebilir.
İkisi de olabilir mi?
Neden olmasın, bal gibi olabilir tabiî ki… Hangisi işine gelirse…
Birinin işine gelen, diğerinin işine gelmezse, tartışma çıkar.
Tam da televizyon dizileriyle insanlarımızın alıştırıldığı gibi… Meseleleri konuşarak değil, tartışarak çözmeye çalışmak…
O zaman ülkede ve toplumda ne huzur kalıyor ne sükûn…
Cümleleri farklı mânâlara çekilmeyecek şekilde kurmayı becerebilsek ne güzel olurdu…
OĞUZ ÇETİNOĞLU