C. Yakup ŞİMŞEK

Eğitimci, redaktör

[email protected]

Eski Ayları Kırpın

Kāmûs-ı Türkî'de "ilk dördün" ve "son dördün" sözlerinin o zamanki karşılıkları olan "terbî-i evvel" ve "terbî-i âhir" var...

TDK "Güncel Türkçe Sözlük"ünde ise vaziyet başka:

Burada "ilk dördün" var, "son dördün" yok...

***

Osmanlılar zamanında aylak ve salak birtakım insanlar olmadık zamanlarda ağızlarını havaya açıp, gözlerini gökyüzüne dikip aya, yıldıza vd. "gök cisimleri"ne bakarlarmış demek ki.

(Hattâ bâzıları "Baktın kar havası, eve gel kör olası!" gibi saçma ve kaba laflar da edermiş.)

***

Kıssadan hisse:

Şimdikiler yukarıdaki o lüzumsuz işlerle uğraşmıyorlar: Ay'ın yok "ilk dördün"üymüş, yok "son dördün"üymüş...

Ataları gibi aylak ve salak bir torun çıkarsa "ilk dördün" nesine yetmiyor?

Eski ayları da kırpıp kırpıp yıldız yapsın...