Yaşar RAVANOĞLU AKDAŞ

Kral

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken var varanın, sür sürenin destursuz bağa gireni hali harap iken.

Yine mutluluk köyündeyiz. Oranın çocukları masal özlemi çekmekte olup masalcı teyzeye ihtiyaç var diye beni davet ettiler. Ben de onlara güzel bir masal hazırladım. Bu masala göre ülkelerden birinde kral ve halkı yaşamaktayım. Kral çok iyi kalpli çok cömert ve merhametli imiş.
Karısı kraliçe ise son derece savruk görgüsüz ve zevksizmiş.

Anca para harcamayı bilir herkeslere tepeden bakarmış. Bir gün sarayın masraflarının arttığını fark eden kral bunun sebebini konuşmak için kraliçenin yanına gitmiş. Balkonda buluşmuşlar ve
konuşmaya başlamışlar. Bu arada kral köyde kimsenin oyun oynamadığını fark edip durumu kraliçeye sormuş. Kraliçe de bu konuda bir fikriniz olmadığını belirtmiş. Bunun üzerine kral vezirini yanına alarak kıyafet değişikliği yaparak halkın arasına girmiş. (bune tebdil-i kıyafet de denir.) Gördüğü ilk evin kapısından içeri girmeye yeltenmiş. İçeriden gelen sesler şu şeklindeymiş.
-Kral ve kraliçe zevk içinde yaşarlarken bizden hiç haberleri yok.
Çocuklarımızın en yaptığını kimse sormuyor.
-kralımız çok iyi kalpli bir insan fakat kraliçede iş yok, kendinden başka kimseyi düşünmeyen bir kadın.
Kral bunları düşündükten sonra yürümeye devam etmiş. Karşısına çıkan bir başka evde pencere açıkmış oradan da şu sesler geliyormuş;
-Kral da kraliçeye uydu kış geliyor odun alacak paramız yok onlar sarayda keyiflerine bakıyorlar.
Bir başka evden ise;
-Kral durumumuzu bilse aslında bir çare bulur ama kraliçe duymasına da izin vermiyor.
Bunların hepsini dinledikten sonra sarayına dönmüş ve kraliçeye ders vermek amacıyla onu tekrar balkona çağırmış;
-Bu köyde ne eksik?
-Çocuklar demiştiniz kralım.
-Başka ne eksik sence?
-Başka eksik yok.
-Havalar soğuk değil mi?
-Evet kralım.
-Bu soğukta bacaları tütmüyor kimsenin çünkü paraları yok. Ama bizim sarayımız sıcak. Halkım mutlu olursa ben görevimi yapmış olurum, onları koruyan gözeten benim. Onlar mutsuz olursa ben daha çok mutsuz olurum. Çünkü görevimi yapmamış hissederim. İki sene saraya masraf
etmeyeceğiz badana boya şu bu yok! Her eve yiyecek dağıtacağız, para vereceğiz.
Kralın dedikleri yapıldıktan sonra adeta her yer canlanmış. Çocuklar sokakta oynamaya evlerin bacaları tütmeye başlamış. Kraliçe bu durumdan memnun değilmiş çünkü sarayı bu süre zarfında çok bakımsız kalmış. Kraliçe mızmızlanmaya devam edince kral yine onunla balkonda
buluşalım demiş.
-ne görüyorsun şimdi köye baktığın zaman?
-Çocuklar oynuyor, bacalar tütüyor.
-İşte şimdi ben mutluyum. Görevimi hakkıyla yapmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Kraliçe bu olaylardan alması gereken dersi alıp artık gereksiz masraflarla kralı yormamayı öğrenmiş.
Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.