Prof. Dr. Sadık Tural’ın Şahsiyetler ve Eserler İsimli Kitabının 3. Baskısı Dolayısıyla
PROF. DR. NEZAHAT ÖZCAN’A ÇİĞDEM CEBECİ’DEN SORULAR
(ALTINCI BÖLÜM)
ÇİĞDEM CEBECİ: Üslûp kavramı üzerine Sadık Tural nasıl bir değerlendirme yapar? Bu konuda neler söylersiniz?
Prof. Dr. NEZAHAT ÖZCAN: Sadık Hoca, üslubu san’attan, san’atı mizaçtan ayrı görmez: “Sanat, üslûbun; üslûp, mizacın; mizaç, insanın kendinden gayrisine gösterdiği netice değil midir?” diyor (s. 30). Bugün rast geldiğim bir videoda bir doktor bey, “El, beynin uzantısıdır” diyor ve becerilerimiz ile beynimizin işleyişi arasındaki bağa dikkat çekiyordu. Bu cümlede el, yerine üslûp kelimesini de yerleştirebiliriz. Aslında davranış, tavır ile üslûp arasında bir ayrılık mevcut değildir, Tural Hoca’da. Sorgulayan okumaların ve yorumlamaların getirdiği birikimlerle hızlı, seri düşünerek çok kısa bir zaman diliminde meseleye kuş bakışı bakıp -detaylarına mutlaka vâkıf olarak- tasnifli panorama çizmek. Bu, hocanın sözlü anlatımda da yazılı ifadelerinde de ortak metodudur. Bunu sen de metinlerine yoğunlaştığından fark edersin.
Muhtevalı bir üslup, içeriği dolu bir üslûp mevcuttur, hocamızda. Vukufla idare edilen ses tonlamaları, perdeler de devrede bulunduğundan hitabeti, irticali konuşması ise yazılı ifadesinin fevkindedir.
Hoca, Samet Ağaoğlu’nun Babamın Arkadaşları kitabını değerlendirirken “üslûp bakımından başarılı bir portreler kitabıdır; çünkü insanla ilgili en özelin ve en genelin iki ucunda yer alan bilgilerden başkalarının ilgisini çekebilecekleri kitaba taşımıştır.”[1] (s. 222) tespitini yapar. Burada hatırat türüne yönelik edebiyat bilgileri kitaplarında yer verilmeyen önemli ipuçları mevcuttur. Hoca, okuduğu her satırın sorgulama ve yorumunu yapar. Mantıklı, dilbilim ve anlambilim kuralları dâhilinde cümle arayışındadır. Bu manada zor beğenen bir yapısının olduğu dikkat çeker.
Hoca, 1968 Ekim-1971 Nisan arasında Millî Eğitim Bakanlığının çıkardığı Türk Ansiklopedisi şubesinde musahhih: “düzeltici” olarak çalıştı; Yeni Divan dergisinin (1979-1980) teşekkülünü sağladı. Bu çalışmaların Onun dikkatlerinin gelişmesindeki katkılarını dikkate almanı isterim. Farklı şahısların kalemlerinden çıkmış maddelere bir form vermek, cümleleri, yazım ve anlatım değişikliklerini düzeltmek... Bu tarz tecrübeler, dikkatler ve üslûp gelişimi için mühimdir.
Senin de sevdiğin yazarlardan Tanpınar, “…ben ki dikkati ilahlaştırmışımdır” der. Hocamız kelime seçiminde birçok konuda olduğu gibi titizdir, seçici davranır. “Dikkat” kavramı, onda özel bir yerdedir. Hocamız münevverin de RABB’in muhatabı kullarının da bu hasleti geliştirmiş olmalarını ister.
CEBECİ: Sayın Hocam editörlüğünü üstlendiğiniz Şahsiyetler ve Eserler adlı kitabın gözden geçirilmiş 3. baskısı, kavram, yöntem ve tahliller bakımından kendine özgü bir dünya. Ben konu ile doğrudan ilgili değil ama şu soruyu sormayı çok istiyorum: Sadık Hoca’nın Şiir İkliminde Birkaç Saatadlı kitabının da gözden geçirilmiş, eklemelerle zenginleşmiş 3. baskısı yapıldı. Hoca’nın şiir kavramı konusundaki yetkinliği beni çok etkiliyor. Bu konuda birkaç cümle söyler misiniz?
Prof. Dr. ÖZCAN: “Ahmet Haşim’in edebiyatçı unvanlı insanların şiir incelemeleri yapmasına karşı çıkışını, sitemini, öfkesini hatırlayalım. Sûfî veya hikemî şiirleri de beşerî sevinç, üzüntü ve aşkların yoğurduğu nazımları da okumaya çalıştıkça Haşim’e hak veriyorum: Bazı insanların -sözüm onlara edebiyatçıların- bu türden metinler için yaptıkları açıklamalar gülünç veya abes. Nazmı var eden iklime girememiş insanlar, söyledikleri ile lise çocuklarını avutabilir; üniversite de aynı şey yapılıyorsa, bu bir kayıptır. Duygunun, hayalin, düşüncenin imbiklenerek âhengi de bünyesine katıp bediî tefekküre dönüştürülmesi, şiir adlı çok özel varlığın dünyaya gelmesidir. Bu özel varlığın dilin imkânlarıyla yoğrulmuş inceliklerini sezmek, kavramak, hükme bağlamak çok zor işlerdendir.” Bu cümleler, Hoca’nın doktora derslerindendir. Sadık Hoca şiiri, “insanlaşmışlığın önde gelen göstergelerinden” saydığını da söyleyeyim. Şiir konusunda Hoca’nın Sorulara Cevaplar -II- içindeki Sayın Çetinoğlu’nun bir sorusuna verdiği cevabı, bir daha okumalısın.
CEBECİ: Sayın hocam, Sadık Tural hakkında günümüz edebiyat bilimcilerine ve gençlere neler söylemek istersiniz?
Prof. Dr. ÖZCAN: Çiğdemciğim, günübirlik bahislerin gündeminde boğulmamamız lâzım. Mevcut problemlerimize gençlerimiz, bizden daha çok vâkıf. Bizlerden daha fazla olumsuzluklara maruz kalıyorlar. Hocamızın kitaplarında hem millî meselelerimiz için hem alanımıza yönelik bahisler açısından bilgi verici ve çıkış yolları gösteren sayfalar mevcuttur. 2025 yılında alınacaklar ve okunacaklar listelerinde bu kitaplara da yer vermeleri, kendileri için de geleceğimiz için de elzemdir, isabetli olacaktır.
CEBECİ: Cevaplarınız için teşekkür ederim Sayın hocam. Yazarın niyetinin okurun niyetiyle buluşması dileğiyle kıymetli hocamız Sadık Tural’ın Şahsiyetler ve Eserler kitabının yeni baskısı hayırlı olsun.
Prof. Dr. ÖZCAN: Ben de bu dikkatli hazırlamış olduğun soruların için, Oğuz Çetinoğlu Beyefendi’ye de güzel şeylerin geniş kitlelerce bilinmesi konusundaki emekleri ve bu imkânı bize de sağladıkları için çok teşekkürler ediyorum Çiğdemciğim. Meslektaşımız, İLESAM’ın başkanı M. Nuri Parmaksız Bey’i de anmadan geçemeyiz. Sahibi olduğu KORKUT Yayınevini olarak, Nurullah Çetin Hoca'nın yayınladığı eserlerine, 2024 yılında Sadık Hoca’nın BEŞ kitabını ekleyip okuyucuya ulaştırdığı için Sayın Parmaksız’a da teşekkür ederim.
Prof. Dr. N EZAHAT ÖZCAN
1969 yılında Şebinkarahisar’da doğdu. İlk ve Ortaokulu burada, liseyi Ankara Atatürk Lisesi’nde okudu. Gazi Üniversitesi Bolu Eğitim Yüksekokulu Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu (1987). Gazi Üniversitesi Fen-Ed. Fak. TDE Bölümü’nü bitirdi (1991). Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu AKM Ed. ve Folklor Uygulama Kolu’nda Uzman Yardımcısı olarak çalıştı (1991-92). Gazi Üniversitesi Fen-Ed. Fak.; Niğde Üniversitesi ile AİBÜ Eğitim Fakülteleri Türkçe Eğitimi Bölümlerinde dersler verdi. Ank. Hacı Bayram Veli Üniv. Ed. Fak. TDE Bölümünde görev yapmaktadır. Tezlerini Prof. Dr. Sadık Tural danışmanlığında hazırladı (Genç Kalemler’de Edebî Tenkid; Yedi Mülakat Kitabında Yedi Edebî Kavram; İsmail Habip Sevük ve Ed. Tarihçiliği).
ÇİĞDEM CEBECİ:
1994 yılında Ankara'da doğdu. Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden 2017 yılında mezun oldu. Türkçe, yaratıcı drama, yabancılara Türkçe öğretmenliği yaptı. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde yüksek lisans yapmaktadır (Nezahat Özcan'ın danışmanlığında "Prof. Dr. Sadık Tural’ın Eserlerinde Edebiyat Bilimi’nin On Temel Kavramı" başlıklı tezini hazırlamaktadır).
(BİTTİ)
[1] Vurgu, bize aittir.