Prof. Dr. Sadık Kemal TURAL

Akademisyen

[email protected]

Prof. Dr. Nezahat Özcan’a *Çiğdem Cebeci’den** Sorular- 4

Prof. Dr. Sadık Tural’ın Şahsiyetler ve Eserler İsimli Kitabının 3. Baskısı Dolayısıyla              PROF. DR. NEZAHAT ÖZCAN’A ÇİĞDEM CEBECİ’DEN SORULAR

(DÖRDÜNCÜ BÖLÜM)

 

-ÇİĞDEM. CEBECİ:  Tural Hoca, kitapta portre ve portre nitelikli biyografiden bahsediyor. Bu konuda önemli çalışmalar yapmış biyografi nitelikli eserleriyle tanınan Oğuz Çetinoğlu hakkında bilgi veriyor. Bu konu hakkında bize neler söylemek istersiniz?

Prof. Dr. NEZAHAT ÖZCAN:         Yazar Oğuz Çetinoğlu, sayıları gittikçe azalan asıl mesleği Türklük Bilimi ile ilgili olmadığı hâlde vatanının, dininin, milliyetinin önemli şahsiyetlerini yazma noktasında da sahiplenen münevverlerimizden. Çetinoğlu, Aralık 2020 tarihinden itibaren Kocaeli Aydınlar Ocağı’nın internet sitesinde Türk ve Müslüman kimliğini ilgilendiren meseleler ve şahsiyetler etrafında düzenli olarak yazılarını yayınlıyor (https://kocaeliaydinlarocagi.org.tr/author/oguz-cetinoglu/page/165/). Kitap hacmindeki yayın faaliyetlerine baktığımızda genel konulardan özele, şahsiyetlere doğru bir yelpazede olduklarını görürüz. Sadık Hoca, Oğuz Çetinoğlu’nun yayın faaliyetlerini şöyle özetler: “Oğuz Bey bağlantı kurduğu, beğendiği, sevmeye, saymaya layık bulduğu insanların ve kuruluşların başkalarınca da bilinmesi için çalışan tek kişilik bir ordudur.” (s. 230).  2006-2015 yılları arasında Türklüğü ve İslâmiyet’i ilgilendiren hususlar etrafında çalışmalar yaptığını söylemek mümkündür: Altaylardan Hira’ya Türk-İslâm Dostluğu, Bilenlerin Dilinden Irak Türkleri, Türkler Nasıl ve Niçin Müslüman Oldu?... 2015 yılından itibaren Oğuz Çetinoğlu İslâmiyet ile Türk dünyasından bazı şahsiyetlerin biyografilerine odaklanmaya başlar: 115 Soruda Türk İslâm-Âlimi Mâtüridî (Röportaj), Yavuz Bülent Bâkiler Kitabı[1], Her Yönüyle Kâzım Karabekir, İbnül Emin Mahmut Kemal İnal Hayatı ve Eserleri, Ahmet Kabaklı (Ahmet Derindere ile birlikte), Ebussuud Efendi, Kaygusuz Abdal, Âşık Veysel…

Sadık Hoca, Oğuz Çetinoğlu’nun bürokrat ağabeyi Hulûsi Çetinoğlu hakkındaki kitabına da bir yazı ayırıyor. Bilhassa döneme yönelik bilgilere de yer veren siyasî-edebî hatıratlar ile biyografilere hocamızın ayrı bir ilgisi vardır: “Oğuz Bey, bu kitabında Hulûsi Çetinoğlu’nun portresini yapmaya çalışırken -ki vallâhi hakkıyla başarmış- Türk bürokrasisinin bir dönemine de, o dönemin insanlarına da fırça darbeleri ile yaklaşıp tasvirini tamamlamış. Bu kitap, artık bir tasvire dayalı portre olmayı aşıp tahlil olmanın örneğine dönüşmüş bir eserdir. Bir ağabey’in ışıklı hayatını anlatma çabasının meyvesi olan bu kitap, sadece Çetinoğlu ailesi için değil, 1935-1965 arasında doğanların trajedisinden, dramından ve traji komik hayatlarından alınmış fotoğraflardır.” (s. 230). Hoca’nın duygusal yanı burada da belirir.

Çiğdemciğim bir kitap, bir şahsiyet Sadık Hoca tarafından takdir ediliyorsa orada mutlaka yoğun emekler, ciddi birikimler vardır.

Ç. CEBECİ: Kitapta yer alan her metin zihnimizde yeni okumalara vesile oluyor, yeni yorumlar bulmamızı sağlıyor. Bu metinlerden biri de Attilâ İlhan hakkında olan yazı. Bu yazı hakkında söylemek istedikleriniz var mı?

N. ÖZCAN:  Çiğdemciğim kitabın diğer yazıları da çok dikkate değer elbette. Dikkat edersen bütün yazıların kuvvetli bir giriş bölümü mevcut. Yeni neslin yazılarında bu husus eksik. Bu durum hem bilgi hem sözü edilen dönemlere tanıklık etmekten gelen vukûfiyetle ilgili. İlk eksikliği gidermek mümkünse de ikincisine hâkimiyet zordur. Sadık Hoca, hakkında değerlendirme yaptığı ilgili şahsiyetin ait olduğu devir, dönem ile bunlara hâkim olan zihniyet hakkında bilgiler vererek yazılarını oluşturuyor. Bu dikkatle o yazıya bir kez daha bakmanı istiyorum. Biz “Attilâ İlhan’da mekân, zaman, kadın vb.” başlıklı sağlam girişlerin olmadığı, ilgili “zihniyet”in verilmediği, temelsiz, sathî yazılarımızla meseleyi kotardığımızı zannediyoruz. Hocamın birikimi ve ısrarlı ve devamlı okumaları, O’nu zenginleştirmiş; Sadık Hoca, bir şahsiyeti devrin şartlarının, mizacının özelliklerinin penceresinden esere yansıyanları görmeyi ve göstermeyi amaç edinen bir araştırıcıdır. Hoca’nın doktora derslerinde not ettiğim şu cümleleri paylaşmak isterim:  “Hâşimsi mübhemiyeti –bir iki tül kaldırıp-  çok farklı bir dil ile söylemeyi başaran şair, Atilla İlhan’dır. ‘Melâli anlamayan nesle âşinâ’ olmayan şairlerden biri Atilla İlhan’dır. O’nu anlamak için yapayalnızlığa, şartlara ve nesil çatışmalarına rağmen estetik hassasiyetten kopmamanın ne olduğunu öğrenmiş bulunmak lâzım. Atilla İlhan, ideal kavgası yaparken ideolojilere bulaşan, fakat teslim olmayıp şahsiyetini korumuş olan şairdir. 1900-1940 arasında doğan şairlerin, tahkiyeli eser yazanların, devrin şartlarıyla yoğrulmuş mizaç ve gayretlerini kavramadan eser tahlili yapmak yanlış veya sathî hükümler verilmesine yol açar.”

(DEVAM EDECEK)

 

[1] Bu yayınlardan üçü, M. Şâdi Polat ile ortak imzalıdır.