Prof. Dr. Sadık Tural’ın Şahsiyetler ve Eserler İsimli Kitabının 3. Baskısı Dolayısıyla
Prof. Dr. Nezahat Özcan’a *Çiğdem Cebeci’den** Sorular
(BİRİNCİ BÖLÜM)
ÇİĞDEM CEBECİ: Sayın hocam, izninizle hayatınıza tesir etmiş bir şahsiyeti konuşarak mülakatıma başlamak isterim. Prof. Dr. Sadık Tural’ın sohbetlerinden, derslerinden, irticalen yaptığı kürsü konuşmalarından istifade ettiniz ve mezuniyet ile lisansüstü tezlerinizde beraber çalışma imkânı buldunuz. Nasıl bir hocaydı Sadık Hoca? Sadık Tural’ı bize biraz anlatabilir misiniz?
Prof. Dr. NEZAHAT ÖZCAN: Hocamızı Ankara’da Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. Sınıf Yeni Türk Edebiyatı derslerimizde tanıdık (1988-89). Bölümün ilk mezunları olacaktık. Heyecanlıydık. “Türkolog” ünvanı alacağımız için de ayrıca bir gurur taşıyorduk. Bölüm, 1987 yılında açıldığından Hacettepe ile Gazi Eğitim’in ilgili bölümlerinden yarı zamanlı olarak hocalarımız derslerimize geliyordu. Eğitim TDE Bölümünün yanında -bu kelimeyi kullanmak istemiyorum ancak uyandırdığı duygular daha da vahimdi-, ayrımcılık yapılan bir üvey evlat gibi hissederek dersler alıyorduk. Bölüm, yavaş yavaş şekillenirken Hacettepe’den Sadık Hoca, kadrolu olarak (Almanya’daki görevinden sonra doğrudan) bölüme geldi. Fecr-i Âti ile Millî Edebiyat dönemlerindeydi akış sırası. Hoca, alışmadığımız tarzda, tanımlar ve tasnifler yapıyordu. “Topluluk, toplaşma, akım, devir, dönem, ideal, ideoloji, Arayışlar Devri Türk Edebiyatı” gibi kelimeler ve ifadeler, terim boyutunda zihnimizde yer edinmeye başlıyordu. Bunları birbirinin yerine kullanmıyor, o güne kadar karşılaşmadığımız bir tarzda ve üslûpta şiir tahlilleri yapıyordu. Bilirsiniz, edebiyat bölümlerine biraz da “hazır bulunuşluluk açısından” çok da donanımlı olmayan edip olma hevesine kapılmış gençler gelir. Derslerin ihmal edilen san’at yönü de belirginleşiyordu böylece. Edebiyat Bilgi ve Teorileri gibi bir ders almamış olmanın bocalamaları içinde heyecanla derslere giriyorduk. Güçlü hitabeti, ses tonundaki ritmik dalgalanmalar, bakarak yazdırdığı notların olmayışı, soru sormada öğrencilere tanıdığı serbestiyet, sınavlarda başınızın üzerinde hissettiğiniz bir kanat dokunuşu, sigara içişi –henüz kapalı mekânlarda bu konuda bir uygulama yoktu-, ramazanlarda Ankara dışında oturan arkadaşlarımıza iftar daveti, en önemlisi de şiirlere yönelik büyülü tahliller ile ders işlemesi… Çiğdemciğim, bizleri çok etkiledi. Ara sınıfta geldiği hâlde hiçbir şekilde önceki dönemlerdeki eksiklerimize yönelik bizlerin mahcup olmasına yol açacak suallere değinmiyor, -bu husus çok yaygındır, bölümlerimizde-, hiçbir öğrenciyi azarlamadan (ellerinin kınasından dolayı bir arkadaşımızı oldukça inciten alanı da kına uygulamaları ile iç içe olan kadrosu bölüm dışında olan ünlü bir hocayı asla unutamam), kendi tespit ve yorumları ile, küçük sınıfımızı şahsiyeti ve dersi ile doldurarak, değişen ses perdeleriyle çok orijinal bir tarzda dersleri işliyordu. Hocamız çok da yoğundu. Özellikle İLESAM’dan gelen ziyaretçilere biraz içten içe kızdığımızı da hatırlıyorum, vakit paylaşımı konusunda kıskançça bir tavır sergilemiş olabiliriz. Derslerimize gözleri kırmızı geldiği zamanlar çoktu. Hoca’nın geç vakte kadar bir kitaba dalmasına anlam veremediğimiz yıllardı. Zamanın Elinden Tutmak ile Kültürel Kimlik Üzerine adlı kitapları,
----------------------------------------------------
*Prof. Dr. Ankara Hacı Bayram Üni. Edebiyat Fak. TDE Böl. Öğretim Üyesi.
** HBV Üni. Sosyal Bilimler Enst. Yüksek Lisans Öğrencisi.
biz hocamızı tanıdığımızda yayınlanmıştı. Almanya’da edindiği birikim ve tecrübesini fark etmek zor değildi: Millî Eğitim Bakanlığı adına, Aralık 1988 -Ağustos 1989 arasında, Almanya’da -Köln- Türk Çocuklarında Kültürel Kimlik ve Eğitim Meseleleri Projesi’nin başkanı olarak görev yapan Sadık Hoca aile yapımız, dilimiz, nesil çatışmaları, gençlerin arayışları, kimlik bunalımları hususlarında özel bilgilerin ve hassasiyetlerin sahibiydi. Bu konularda bizlerin de birikimlerimizi oluşturdu ve geliştirdi.
Hoca, Gazi Üniversitesi Sanat Tarihi; Felsefe bölümleri ile TÖMER’in kurucu başkanlığını yaptı. 1991 Ekiminden itibaren Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanlığı ve Fakülte Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürüttü.
Mezuniyet tezim olarak Genç Kalemler Dergisinde Edebî Tenkit konulu yazıları uygun görmüştü. Bu çerçevede bir de proje hazırlayacaktık. O düşüncemiz akim kaldı. Hoca, 10 parmak daktiloyu ve İngilizce öğrenmemizi mecburi tutardı. Zaman zaman önemli gördüğü kitapları vererek “tanım”, “tanım mahiyetinde cümleler”le ilgili “bilgi fişleri” oluşturmamızı isterdi. Yapay zekânın gündemde olduğu bugünlerde bu fişlerden söz etmek garip görünüyor şimdi. Ancak bu fişler, yazıların, kitapların, tezlerin ana verisini oluşturduğundan başta hazırlayana vakit kaybettirse de sağlam ilerlemeyi temin ederek yazım sürecini çok kolaylaştırırdı.
Hocamızın özellikle AKM ve daha sonra Yüksek Kurum Başkanlığı yıllarında bu kurumun ve bağlı kuruluşlarının tam bir akademi mahiyetinde çalışmasını sağladığı görülür. Basılan yayın sayılarındaki artış, yurt içi ve yurt dışı sempozyumlar, tanıtım, tahlil, eleştiri dergisi BİLGE (1994-2007 50 Sayı) ile akademik sanat tarihi dergisi ARIŞ (1997’de çıkmaya başlayan dergi, 25. sayısına ulaşmıştır, 2024 yılı itibarıyla) … Elbette bu faaliyetler kültür, sanat hayatımız için oldukça önemliydi. Bunlar arasında öne çıkanlar oldu: 1873 yılında Paris’te başlatılan, ICANAS olarak kısaltılan ULUSLARARASI ASYA VE KUZEY AFRİKA ÇALIŞMALARI KONGRESİ’nin 38.’sinin ev sahipliğini, yüksek kurum olarak koordine edip bildirilerin 33 cilt olarak basılmasını sağladı. Olaylı Nevruz kutlamalarının sona erdirilmesi ve kırmızı, sarı, yeşil renkler üzerindeki bölücü niyetli tahakkümün sonlandırılmasında da Reşat Genç[1] Hoca ile koordineli çalışmalar yürüttü. Alanımızın en önemli yayınlarından olan Türk Dünyası Ortak Edebiyat Projesi’ni gerçekleştirdi.[2]
(DEVAM EDECEK)
[1] Türk İnanışları ile Millî Geleneklerinde Renkler ve Sarı Kırmızı Yeşil, AKM Yay., Ank. 2010. AKM’nin Nevruz konulu yayınları da mevcuttur: Türk Dünyası Nevruz Şiirleri Antolojisi; Türk Kültüründe Nevruz V. Uluslararası Bilgi Şöleni; Türk Dünyasında Nevruz Ansiklopedisi
[2] Sadık Tural biyografisi için: https://tekarvakfi.org/kurul-heyet/6/3/prof-dr-sadik-tural