Evde, okulda, işyerinde; eğitim, sağlık, iş için kâğıt kullanımı kaçınılmazdır. Dolayısıyla kâğıt kullanımında çok önemli hatâlar söz konusu olmaktadır. Yer ve şartlar ne olursa olsun gereksiz kullanımdan titizlikle kaçınmalı, en verimli kullanım sağlamalı, özellikle kâğıt israfının tabiat ve çevreye vereceği zararların çok yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Kırkağaç Kaymakamı şâir Eşref, Kaymakamlık binasının tâmir gerektiğini merkeze bildirmiş.
Bütün annelerin saygı ile anılması şüphesiz güzel bir olaydır. Fakat bu güzelliği senenin bir gününe hapsetmek, meselenin özüne inememektir. Anne evlâdını aylarca karnında, yıllarca kucağında taşır. Bir ömür boyu da gönlünde saklar. Evlâdı için her an her fedakârlığı yapmaya hazırdır.
*Öğrendim ki… Sağlıklı beslenmek için; sabah kahvaltısını kendimiz için etmeliyiz, öğlen yemeğini dostumuzla paylaşmalıyız, akşam yemeğini sevmediklerimize ikram etmeliyiz. (Av. Yaşar Topcu’dan)
Fıkıh Ana Bilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi Dr. FÂRUK BEŞER ‘ İslâm Züğürtlüğü Övmez ’ Diyor.
T.B.M.M.; 18 Mart 1920’de Misak-ı Millî kabul edilip İstanbul’da son toplantısını yapan Osmanlı Mebuslar Meclisi, Ankara’ya gelebilen üyeler ile yeni seçilen üyelerden oluşuyordu. Açılışı Cuma gününe tesâdüf ettirilen meclisin üyeleri, Hacı Bayram Camii’nde Cuma namazını kıldıktan sonra, kurbanlar kesilerek, dua ve tekbirlerle Meclis binasına geldiler.
Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Fıtratın sözlük anlamı uzunlamasına yarmaktır. Bu, varlıkların oluşumunu sağlayan bölünme kanununu akla getirir. âyetlere göre bu kanunun hem göklerin ve yerin yaratılışında hem de insanın yaratılışında geçerlidir. Allah Teâlâ şöyle demiştir:
Yüce dinimize göre Müslüman ve akıl-bâliğ 1 olan şahıslar oruç tutmakla mükelleftirler. Özel mazeretlilere oruç tutmama izni erilmiştir.
Ali Rıza Temel: İlâhî rahmeti kazanmaya en çok vesile olan amellerden birisi de Ramazan ayını fırsat bilip, onu lâyıkıyla değerlendirmektir. Zâten bayram yapmak haddi zâtında günahlardan arınıp cehennemden azat olmanın sevincini yaşamaktır. En büyük kazanç ilâhî azap ve gazaptan kurtulmak, rızay-ı ilâhîye nâil olmaktır.
Budizm, Brahmanizm, Hinduizm, Mecusilik gibi oluşumlar umûmiyetle ‘ Beşerî dinler ’ olarak anılıyor. ‘İnanç kültürü’ olarak tavsif edilmesi daha doğru bir isimlendirme olarak tavsiye edilebilir mi?
Kırgızistan, 198.500 kilometrekare yüzölçümüne, 5.000.000 civarında nüfusa sâhip bir Türk cumhuriyeti. Kişi başına millî geliri 1.000 doların altında. Gelir dağılımı dünya ölçülerine göre çok bozuk. Zengini sayıca az fakat varlık açısından çok zengin. Fakiri ise açlık sınırının altında.
*Öğrendim ki... Kitap okumadan kitap yazanların kitabı okunmamalı. (Fazlı Köksal’dan) *Tebessüm ve tatlı dil, her kapıyı değilse bile pek çok kapıyı açar.
Devletimizin iktisâdiyatı düzen tutmuyor. Düzeltilmesi pek de öyle zor bir iş değil.
Prof. Dr. İbrahim Ortaş: İlim ve bilginin önemi ne yazık ki toplumumuz tarafından bir türlü benimsenmedi ve anlaşılamadı. Yıllardır depremin geleceğini belirten başta Prof. Dr. Naci Görür hocamız olmak üzere birçok ilim insanı âdeta yalvarırcasına depremin yerini ve zamanını belirterek anlatmaya çalıştılar. Birçok hocamız 1999 depreminden sonraki süreçte çok sık şekilde ülkemizde depremin geleceğini yüksek sesle söylediler.
Editörlüğünü Prof. Dr. Birsel Küçüksipahioğlu ile Prof. Dr. Cevdet Yakupoğlu ’nun üstlendiği 16,5 X 23,5 santim ölçülerindeki 424 sayfalık eserin arka kapak yazısı:
20000 ‘li yıllara gelinceye kadar Türkiye’de en büyük felâkete yol açan deprem, 17 Ağustos 1999 târihinde, merkez Gölcük olmak üzere Kocaeli’nde yaşandı.
Adriyatik Körfezi’nden Çin Seddi’ne uzanan coğrafya ile bu coğrafyanın dışında olmakla birlikte, tek bir kişi olsa bile, üzerinde yaşadığı toprağı anavatan olarak benimseyen Türklerin bulunduğu her yer Türk vatanıdır.
Osmanlı döneminde Mevlevîhâneler esasta bir eğitim ve uygulama mekânıdır. Bünyelerinde üç fakülte barındırdıkları söylenirse mübalağa edilmiş sayılmaz. Eğitimi Mevlevîhânede ‘çile’ çıkarmış Dedeler veriyordu. Kur'ân-ı Kerîm, Ehadis, Mesnevî okutuluyor, bu konuların tefsir dersleri veriliyordu Hat sanatı, Ebrû, Katı'* v.s., bazı müzik âletlerinin yapımı, icrası ve en önemlisi müzik ve semâ ‘ Mevlevi Müziği ve Semâ ’ UNESCO tarafından hâlen ‘ Dünya Soyut Kültür Mirasları’ listesine alınmış bulunmaktadır. Bu konuda Kültür Bakanlığımız ve Milletlerarası Mevlânâ Vakfının gayretli çalışmaları içerisinde İstanbul’daki Vakfın Başkanı Faruk Hemdem Çelebi’nin payı vardır.
İskoçyalılar, cimriliği ile tanınmıştır. Çok cimri bir İskoçyalı taksiye binmiş. Uzun ve dik bir yokuştan aşağı inerken taksinin fren patlamış. Araba, cehennemî bir sür’atle gidiyor. İskoçyalı sinirlenerek şoföre bağırmış:
*Öğrendim ki... Pahalı giyim kuşam kişideki kusurları örtemez. *‘ Siz bilirsiniz ’ veya ‘ haklısınız ’ denilmesine rağmen tartışmayı devam ettirenin yanından jet hızıyla kaçmak gerek. *Öğrendim ki... Güvenilir insan