‘ Dağ ’ denilince aklıma; Hira ve Altaylar gelir. ‘ Nehir ’ denilirse; Tuna’yı, Aras, Seyhun, Ceyhun Dicle, Fırat, Tunca, Kızılırmak, Seyhan ve Ceyhan ile Menderesler’i, hatırlarım. ‘ Deniz ’ derseniz; gözümde canlanan Hazar’dır, Karadeniz’dir, Akdeniz’dir. ‘ Ova ’; Kosova, Mohaç, Çukurova, Bafra’dır.
İnsan toplulukları, coğrafya parçalarını vatan haline getirirler. Seçim sırasında, yerleşilecek toprakların zenginliği ön planda tutulur. Su, toprak zenginliği sağlayan en önemli unsurdur. Aral Gölü, böyle bir zenginliğin merkezi olduğu için Türk topluluklarını kendisine çekmiştir. Tarihî adıyla Amu Derya ve Siri Derya, günümüzdeki isimleriyle Ceyhun ve Seyhun ırmakları, asırlar boyunca Aral Gölü'ne hayat taşıdılar.
İnsanların çeşitli sebeplerle öteden beri yaşadığı yerden başka bir yerde yerleşmeye mecbur bırakılması, ‘ mecbûrî göç ’ olarak isimlendirilir. Bu mecburiyet, devlet veya devleti temsil eden bir güç tarafından alınan kararla meydana gelmişse, verilen cezâya ‘ sürgün ’ denilir.
1961 yılının Haziran ayında, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD)’nın bâzı yönetici ve mühendisleri Ankara’da bir toplantıya çağrıldılar. Kendilerine, yerli bir otomobil üretimi yapılması görevinin TCDD’ye verildiği, bu maksatla belirli bir bütçe ayrıldığı bildirildi. Üretim için verilen süre 4,5 ay idi. Araba 29 Ekim 1961 târihinde hazır olmalıydı.
Türk milleti, tarih içinde bir iddiaya göre on altı devlet kurmuştur. Bu rakam, haklı gerekçelerle azaltılabilir de çoğaltılabilir de… Kurulan devletlerin çoğunun adı; devleti kuran şahsın ve ailenin adından alınmıştır: ‘ Osmanlı Devleti ’, ‘ Selçuklu Devleti ’, ‘ Timur Devleti ’, ‘ Babür Devleti’…
Azerbaycan Türkçesiyle amatör bir şâir tarafından yazılmış aşk şiiridir. Şiirin bol, şâirin az bulunduğu günümüzde, gelecek için ümit veren bir seviyesi vardır.
Kıpçak Türklerinin önemli bir kolu olan Ahıskalı Türkler, günümüzde Gürcistan sınırları içerisinde bulunan ata yurduna M. Ö. 4. yüzyılda gelip yerleştiler. 1268 yılında İlhanlı Devleti’nin hakanı Abaka Han’ın desteğini alarak Atabeylik şeklinde bağımsız bir devlet kurdular.
Miladî Takvime göre yarınki 11 Ekim 2016 Salı günü, Hicrî Takvimde 10 Muharrem 1438 târihine denk gelmektedir. 10 Muharrem, Türk-İslam kültüründe ‘ Aşura Günü ’ olarak anılır.
Arapça bir kelime olan Muharrem’in lügat mânâsı: ‘s aygıdeğer ’dir. Dinî kavram olarak da ‘ haram kılınmış’, ‘yasaklanmış olan şeyler’ demektir.
Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) organizasyonuna üye olmak istediğine dair başvurusu ile ilgili görüşmeler 28 Eylül 1959 tarihinde başladı. 21 Ekim 1960 tarihine kadar devam eden görüşmeler sonunda, şu hususlarda anlaşmaya varıldı:
Târih boyunca değişik dergi ve/veya gazetelerle yayın dünyasına mensup sivil toplum kuruluşları, ‘En Güzel Aşk Hikâyesi’ seçmek maksadıyla anketler düzenlemişlerdir.
Bir Kurban Bayramı’nı daha idrak ediyoruz. Şükürler olsun! Daha nice bayramlara; sevdiklerimiz ve sevenlerimizle, sağlık ve mutluluk içerisinde ulaşmayı Cenab-ı Allah hepimize nasip eder inşallah.
Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu (11 Mayıs 395 – 29 Mayıs 1453) döneminde Samsun’un Bafra ilçesindeki Kızılırmak’tan, Artvin sınırları içerisindeki Çoruh nehrine kadar olan Karadeniz kıyı şeridi, ‘Pontos’ olarak anılırdı. Kastamonu, Çankırı, Yozgat, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Gümüşhâne ile Erzincan’ı içine alan topraklar, Pontos’un iç kesimlerini oluştururdu.
Dünya ve insanoğlu yaratıldığından beri, güçlü olan herkes ve her millet, kendisinden daha az güçlü olanları kontrol altında tutmak istemiştir. Bu isteğe eskiden kaba kuvvetle, silah gücüyle ulaşılıyordu. Günümüzde zekâsını kullanarak gizlice yapanlar olduğu gibi, eski metodu tercih edenlere de rastlanmaktadır.
Fazlaca bir değeri olmayan mumun ömrü kısadır. Bir müddet yanar, sonra da söner. İnsan ömrü de kısadır. Bir müddet yaşar, sonra Emr-i Hakk vâki olur, ebedî âleme intikal eder. Evet! Üzerinde yaşadığımız dünyanın yaşı göz önünde bulundurulursa, insan ömrü çok kısadır. Ezanla namaz arasındaki zaman dilimi kadardır.