Yazar ve Şair Ahmet Mâhir Pekşen , İslamiyet ve şiir konusunda bilinmeyen gerçekleri açıklamaya devam ediyor: ‘ Peygamberimiz (sav) Efendimizin ailesinde pek çok şair var .’
Kitap tanıtım yazıları yazmak, zannedildiği kadar kolay değildir. Önce yazı kuralları ve Türk dilini bilmek gerekir. Kitaptaki yanlışlıkları ve eksiklikleri belirleyebilmek için kitabın konusu hakkında, yeterli ölçüde bilgi sâhibi olmak faydalıdır.
Peygamberimiz Hazret-i Muhammed (sav) Efendimiz, herhangi bir doğum günü kutlaması yapmadığı gibi kendi doğum gününü de kutlamamıştır. Mevlit; yâni Doğum Kandili, Hz. Peygamber'in uygulaması olmadığına göre sünnet değildir.
İnsanoğlu, var olduğu günden beri bilmek ihtiyacındadır. İçinde yaşadığı şartlar gelişip değiştikçe bilgi de gelişmekte, insanın çözüm bekleyen meseleleri de artıp çeşitlenmektedir. Hayatın daha da yaşanır hâle gelmesi, küçüğü ile, büyüğü ile bu mevzuların günün şartlarına göre çözüme kavuşmasından geçmektedir.
Türk Dil Kurumu’nun almış olduğu bir kararla, Türkçede bâzı harflerdeki şapka işâretinin kullanılmayacağı ileri sürülmüştü. Böyle bir karar alınmış değildir. Bu iddiayı doğru zannedenler yaklaşık 10 – 15 yıldır söz konusu harfleri şapkasız kullandılar.
Pekşen: Kur’an-ı Kerim tabii ki şiir üstü bir ilahî ifâdedir. Şiir tadı gibi değil şiir tadının ötesinde bir lezzete sahip.
Hıristiyan batılılar, Müslüman Türklerin Anadolu’ya gelmelerinden tedirgin oldular. Hazret-i İsa’nın ölümünden hemen sonra 12 havârinin, Hıristiyanlığın tanıtımı ve yaygınlaştırılması için başlattığı misyonerlik çalışmaları, Müslüman Türkler üzerinde yoğunlaştırıldı. Çalışmalar, günümüze kadar artarak devam etti. Özellikle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB)’nin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan Türk Cumhuriyetleri misyonerlerin en fazla çalıştıkları alanlar oldu.
Prof. Dr. Hayrettin Karaman ‘Öz değerlerini kaybedenler, -kendileri olamayanlar- zavallı kuzular gibi, kurtlardan medet umar hâle düşerler.’
Devletler; monarşi, meşrutiyet, oligarşi ve cumhuriyet adı verilen sistemlerle yönetilirler.
‘ İlim öğrenmek ve öğretmek, böylece ilâhî mesajı insanlara tebliğ etmek, müminin üzerinde bir yükümlülüktür .’
2010 yılında Robin Sharma’nın ‘ Ferrarisini Satan Bilge’ isimli kitabı; çok satmış, çok konuşulmuştu.
Selahattin Kaya: Yardım edecek olanın niyeti hâlis ise, karşısındaki kişi fakir olduğuna inandırmışsa, görünüşü de fakir ise… o kişiye yapılan yardım, Allah indinde, gerçek ihtiyaç sâhibine yapılmış gibi ecrini alır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk; ‘ Bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Başkalarının da bizim topraklarımızda gözünün olmasına tahammül edemeyiz .’ Demişti.
20 yıl İstanbul İl Müftüsü olarak görev yaptıktan sonra emekli olan Selahaddin Kaya Hocaefendi, Sosyal Yardımlaşma kapsamındaki Zekât, Sadaka, Fıtır Sadakası ve Fidye ile İhsan ve İn’am konularındaki sorularımızı cevaplandırdı.
Türk dünyasında Türkçe konuşmayan Türkler de vardır. Bunlardan en önemlileri şöylece belirlenebilir:
İslâm Hukuku ana bilim dalında Hocaların Hocası Prof. Dr. Salih Tuğ: ‘ Herkesin doğruluğunu kabul ettiği şeyi yapmak, yanlış kabul ettiği şeylerden kaçınmak, hatta kaçındırmak… Yâni başkasına da yaptırtmamak… imanın esaslarındandır .’
Büyük Hun İmparatorluğu: (M. Ö. 46-M.S. 48), Avrupa Hun İmparatorluğu: (M.S.374-M.S. 496), Ak Hun İmparatorluğu- Eftalitler (M.S. 390-M.S. 577), Göktürk Kağanlığı: (M.S. 552-M.S. 582),
İslâm Hukuku ana bilim dalında Hocaların Hocası Prof. Dr. Salih Tuğ; ‘ İslâm, Selamet demektir. İslâm’a gelen selamete erer .’ Diyor ve ekliyor: ‘ La ilahe illallah ’ Diyen Cenneti hak eder. Fakaaattt…
Anadolu’muzun diri ve diriltici kültür motifleri, Türk dünyasında, (74 yıllık Çarlık Rusya’sı da dâhil edilirse, 150 yıllık) ateist-kızıl komünist ve emperyalist baskılara rağmen, sizi gittiğiniz her yerde, sıcak samimi ve sevimli yüzüyle karşılar, size ev sâhipliği yapar.
Kaba hatlarıyla Türk dünyasının sınırlarını şöylece belirleyebiliriz: Batıdaki uç nokta 21. doğu meridyeni sınırında yer alan Makedonya, doğudaki uç nokta ise yine Grennwich’e göre 98. doğu meridyeni üzerindeki Ötüken şehrine uzanır. Ötüken, Türk hâkimiyetinin sembol şehridir. Orkun Kitâbeleri bu şehirde bulunmaktadır.