Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde Masal diyarında yalan çokmuş. Yalanları toplamışlar bir çuvala doldurmuşlar. Çuvalı götürüp Kaf dağından aşağıya atmışlar.
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde var varanın sür sürenin hali yamanmış.
Minik kuş üşümüş Yağan karlardan korkmuş Yokmuş onun sahibi Karnını doyuracak sığınacak kimsesi
Gönül her yaşta aynı gönül Değişmiyor Oysaki fizik kimyaya uymuyor
Bir varmış bir yokmuş masal diyarında masal çokmuş. Masallar masal sevenlere masal dinleyenlere anlatılırmış. Sevgililer okula başladığınız zaman tabii ki kendiniz okursunuz benim (anlatmak istediğim küçük kardeşleriniz için). Masal ülkesinde masal perisi Süheylanın sarayı da bulunmaktaymış.
Çocuklar okullar tatil oldu sizlerden özür diliyorum. Masal göndermekte bir hayli geciktim. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir gariban kedicik varmış. Kedicik mama bulursa yer bulamazsa aç kalırmış. Bir gün aç karınla yolda dolaşırken köpeğe rastlamış adı da Çomar. Kızıl tüylü kahverengi gözlü pek sevimli bir şeymiş.
Haluk ailenin haşarı ve şımarık çocuğuydu. Annesi ve babası senelerce evlat sahibi olabilmek için uğraşmışlar tam ümidi kestikleri anda Allah onlara evlat vermişti. Bu yüzden Haluk'a asla"--hayır" denmez her istediği alınır ve yapılırdı.
Onur özel bir şirkette muhasebe müdürüydü. Hafta sonuyla birleşen bayram tatili ona güzel bir dinlenme fırsatı vermişti. Fakat işlerin yoğunluğundan rezervasyon yaptıramamıştı. Sonuçta birkaç arkadaşına tembihte bulunmuştu.
Tilki Yaman tilki Kurnaza bende kuyruğumdan kurtulmak istiyorum der böyle konuşurlarken bu arada Tilki Yamanın kuyruğunu sağlam bir yere bağlar birkaç defa emin misin diye sorduktan sonra,
Bir varmış bir yokmuş Allah’ın günü darı tanesinden çokmuş. Yaz gelmiş mutluluk ormanını sıcak basmış. Uykudan uyanan Şirin kız yola çıkmış gitmiş gitmiş sıcaktan yolu şaşırmış gitmiş gitmiş çıkmaz sokağa girmiş. O kadar yorulmuş ki rastladığı ilk ağacın altına çimenlerin üzerine yatmış ve uyuyakalmış.
Mutluluk ormanında yaşayan iki arkadaş seyahate çıkmaya karar verdiler. Aynı zamanda komşu da olan tavşan teyze bayan HOP-HOP la, zıplayamayan Kaplumbağa bayan YAVAŞ yola çıkmak üzerelerken hop -hop teyzenin torunu ZIP ZIP da onlara katıldı. Programladıkları gibi zıplayamayan kaplumbağa bayan Yavaş’ın evine gittiler. Eve uzun zamandır girilmediği için daha bakım, temizlik yapılmamış, çok kirli bir eve girdiler. Hep beraber biraz temizlediler, sonra oturup sohbet ettiler, müzik dinlediler. Sonra da uyudular.
Bir varmış bir yokmuş, aklın çemberinden geçen çokmuş. Follukta yumurta bolmuş. Mutluluk ormanındaki Köstebek Nuri ormandaki hayvanlara yumurta satarak yaşamaktaymış. Sattığı yumurtalar çok özelmiş. Çoğunlukla çift sarılı, iri, koyu sarı ve çok da lezzetliymiş.
Bugünkü masalımız insanlarla ilgili, Kocaman şehrin kenar mahallelerinin birinde küçük Ayşe ve ailesi yaşıyormuş. Ayşe uslu, söz dinleyen, uyumlu, çalışkan bir çocukmuş.
Bugünkü masalımız insanlarla ilgili. Kocaman şehirde kenar mahallelerin birinde küçük Ayşe ve ailesi yaşarmış. Küçük Ayşe çalışkan söz dinleyen uyumlu bir çocukmuş; ayrıca hayvanları çok severmiş.
Sevgi dolu yüreğimden gitmiyor adın, Nerdesin nasılsın bilmem lazım Sen gizemli gölgedeki sevgi li Beklemekten usandım bilmem lazım!
Hakkın kelamı birdir, Öz söz doğruluk temizlik iman Tercüme eder insan kişiliğini her an Doğruluk yoludur hakkın yolu
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde deve tellal pire kuaför iken armudu taşlayalım masala başlayalım.
Kuşlar neşe ile şakıyor Dallar yapraklar ile güzelleşiyor Papatyalar çimenleri süslüyor Ne güzeldir baharda park köşeleri
Dedim ki etrafa bak Kimi üzgün kimi neşeli Kimi Veli kimi deli Bu dünyaya gelmenin Elbet vardır sebebi
Aradan bir iki saat geçer çalışırken yorulan ayıcık biraz ara vermek ve çay içmek için işi bırakır ve çay demlemeye koyulur. Onun çayı bizim çaylara benzemez. O demleme çay yapar ve sadece ballı armut çayı sever ve onu içer.