İsmail Kahraman’ın Konuşmasının Arka Plânı

İsmail Kahraman’ın şehirlerin kurtuluş günlerinin kutlanmasını eleştiren sözleri, özellikle “İstanbul’un kurtuluşu 6 Ekim, İzmir’in kurtuluşu 9 Eylül kim demiş? Ne münasebet, Cihan harbi bitti, müstevliler alacaklarını birkaç misli aldı ve öyle gittiler, çekildiler. Kurşun sıkmadık ki.” demesi, bu tarz kutlamaların “ben esirdim, köleydim, esaretim bitti diye ikrarda bulunmaktır, bu küçüklük kompleksi verir” ifadesi büyük tepki topladı.

Türk Tarihinin Seyrini Değiştiren Sakarya Meydan Savaşı

Mustafa Kemal 5 Ağustos 1921’de BMM’nin kararıyla üç aylık bir süreyle Meclis’in bütün yetkilerini kullanabilme yetkisi tanınarak “Başkomutan” oldu. 25 Temmuz’da Eskişehir‘de Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile görüşerek, mevcut birliklerimizin zaman kaybetmeden Sakarya’nın doğusuna çekilmesini  istemişti. Çünkü Kütahya-Eskişehir savaşını kazanan Yunan ordusunun çok geçmeden Ankara’ya doğru yürüyüşe geçeceğini biliyor, Türk ordusunun daha fazla yıpranmadan toparlanması, yeni mevzilerine yerleşebilmesi için az da olsa zamana ihtiyacı olduğunu görüyordu.

Türk Tarihinin Seyrini Değiştiren Sakarya Meydan Savaşı

22 Ağustos 1921 günü sabah saatlerinde Yunan ordusunun saldırısıyla başlayan ve kesintisiz 22 gün 22 gece devam ederek zaferimizle sonuçlanan Sakarya Savaşı, Dünya savaş tarihine “en uzun” süren az sayıdaki meydan savaşlarından biri olarak yazılmıştır. Bu savaşı Türk ordusunun kazanması, bir taraftan İtilaf Devletleri’nin bölgemiz jeopolitiğini değiştirmeye yönelik emperyalist ve ırkçı girişimlerini frenleyen diğer yandan tarihimizin seyrini değiştiren cihanşümul bir olaydır.

Dibi Belirsiz Bu Suriye Kuyusuna Nasıl Düştük?

Suriye’de iktidarda olan Baas (yeniden doğuş hareketi) Partisi 1943 yılında Mişel Eflak ve Selahattin Biter tarafından kuruldu. Sola meyilli olan ve bütün Arap dünyasının bağımsızlığını savunan partinin 1962 yılına kadar mezhepçi bir yapısı yoktu. vv Suriye’de iktidarda olan Baas (yeniden doğuş hareketi) Partisi 1943 yılında Mişel Eflak ve Selahattin Biter tarafından kuruldu. Sola meyilli olan ve bütün Arap dünyasının bağımsızlığını savunan partinin 1962 yılına kadar mezhepçi bir yapısı yoktu. Suriye’de iktidarda olan Baas (yeniden doğuş hareketi) Partisi 1943 yılında Mişel Eflak ve Selahattin Biter tarafından kuruldu. Sola meyilli olan ve bütün Arap dünyasının bağımsızlığını savunan partinin 1962 yılına kadar mezhepçi bir yapısı yoktu. Suriye’de iktidarda olan Baas (yeniden doğuş hareketi) Partisi 1943 yılında Mişel Eflak ve Selahattin Biter tarafından kuruldu. Sola meyilli olan ve bütün Arap dünyasının bağımsızlığını savunan partinin 1962 yılına kadar mezhepçi bir yapısı yoktu. Suriye’de iktidarda olan Baas (yeniden doğuş hareketi) Partisi 1943 yılında Mişel Eflak ve Selahattin Biter tarafından kuruldu. Sola meyilli olan ve bütün Arap dünyasının bağımsızlığını savunan partinin 1962 yılına kadar mezhepçi bir yapısı yoktu.

Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Çok Yararlı ve Kalıcı Eserler Sunuyor

Çok eski çağlardan beri tarih sahnesinde var olan Türklerin kurduğu devletlerin, ilmî, medeni ve kültürel alanlarda, sanatın her dalında meydana getirdikleri eserlerin yer aldığı kapsamlı bir tarih ve kültür atlasımızın olmayışı her bakımdan büyük bir eksiklikti.  Şerafettin Yılmaz’ın Başkanı olduğu “Türk Kültürüne Hizmet Vakfı” nın konularında uzman elliden fazla bilim insanının katılımıyla hazırladığı,  “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yılına Armağan” başlığıyla sunduğu “TÜRK DEVLETLERİ TARİH VE KÜLTÜR ATLASI” bu önemli eksiğimizi tam anlamıyla telafi ediyor; büyük bir boşluğu dolduruyor.

Rahim Cavadbeyli Kararı Mutlaka Düzeltilmelidir

Rahim Cavadbeyli Güney Azerbaycan Türklerinden, 1 Temmuz 1976’da Tebriz’de dünyaya geliyor. Orta öğrenimini Tebriz’de tamamladıktan sonra Bakü’de Hukuk Fakültesi’nde okuyor; uluslararası hukuk dalında yüksek lisans yapıyor. Ardından Ankara’ya gelerek Gazi Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler dalında ikinci yüksek lisansını tamamlıyor. Halen Hacıbayram Üniversitesi‘nde uluslararası hukuk konusunda doktora yapıyor. Türk Dünyası, Ortadoğu, Güney Kafkasya ve İran konularında, Türkiye, Azerbaycan ve İran ilişkileri hakkında çok sayıda makaleleri ve kitapları var.

Lozan Antlaşması Diplomatik Bir Başarıdır

Türk ordusunun 26 Ağustos 1922’de baskın tarzında başlattığı askerî harekât plânlandığı gibi iki haftada zaferle sonuçlanmış, 9 Eylül’de İzmir’e ulaşılmıştı. Ancak nihai hedeflere henüz ulaşılmamıştı. Trakya Yunanlıların, Boğazlar ve İstanbul başını İngiltere’nin çektiği İtilaf devletlerinin işgali altındaydı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ordumuza Çanakkale yönünde harekât emri verdi. İngiltere Başbakanı Lloyd  George  taşeron olarak kullandıkları Yunanlıların bozguna uğramalarını ve büyük Türk zaferini hazmedemiyordu.

AİHM'nin Osman Kavala Kararının Sonuçları Düşünülüyor mu?

Osman Kavala aydınlar arasında “kızıl milyoner“ diye anılır. İlk gençlik döneminden itibaren benimsediği Marksist sol ideolojinin en faal isimlerinden biridir. Babasından kalan serveti savunma sanayiindeki girişimleriyle daha da büyüterek ülkemizin en varlıklı isimlerinden biri haline gelmiştir. Çok sayıda solcu derneğe, vakfa ve bu çizgideki yayınlara sürekli destek verir. Türkiye’nin belli başlı yayınevlerinden biri olan ve genellikle sol içerikli kitapları yayınlayan İletişim Yayınevi’nin kurucusu ve büyük hissedarı Kavala’dır.

Sağlık Sistemimizde Yaşanan Sıkıntılar ve Reform İhtiyacı

Konya’da bir uzman doktorumuzun görevi sırasında katledilmesi sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu sorunları bir kere daha gündeme getirdi. Sağlık çalışanları hem bu saldırıyı kınamak hem de sorunlarına dikkat çekmek amacıyla iki günlük işi bırakma eylemi yapacaklar.

Madımak’tan Başbağlar’a… Üç Gün Arayla İki Tarihi Facia

Dün 29 yıl önce Sivas’ta, Madımak Oteli’nde 33’ü Alevi 2’si Sünni 35 yurttaşımızın hayatını kaybettiği, yürekleri kanatan facianın yıl dönümüydü. Yarın da, bu acı olaydan hemen sonra Kemaliye (Eğin)’nin Başbağlar köyünü basan PKK’lıların, içlerinde kadın ve çocukların da olduğu köylülerden 28’ini kurşuna dizerek, 5’ini evleriyle birlikte yakarak yaptıkları alçakça katliamın yıl dönümü.

Cezmi Bayram Bu Muameleyi Kesinlikle Hak Etmiyor

Türk Ocakları İstanbul Şubesi “İslâm’ın Bugünkü Meseleleri” adıyla üç gün süren ve Türk dünyasından, İslâm ülkelerinden konunun uzmanı yirmiye yakın bilim insanının, Türkiye’den Prof. Ali Bardakoğlu, Prof. Sönmez Kutlu, Prof. Mustafa Çağrıcı ve Prof. İbrahim Maraş gibi saygın ilahiyatçıların katıldığı bir ilmi toplantı düzenledi. Şube Başkanı Dr. Cezmi Bayram’ın aynı konuda birkaç yıl önce Kartal Belediyesi’nin desteğiyle düzenlediği toplantıda sunulan tebliğler kitap halinde de yayımlanmış ve bu meselelerle ilgilenen çevrelerde çok beğenilmişti.

Çağdaşlaşmanın Önceliği Tarafsız ve Bağımsız Yargıdır

Adalet Komisyonu’ndan geçen “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” nin Genel Kurul’da görüşülmesi, yoğun eleştiriler üzerine birkaç gün ertelendi. İktidar kısaca “Sosyal Medya Yasa Tasarısı” olarak bilinen teklifin görüşülmesini önümüzdeki hafta Meclis tatile girmeden önce tamamlayıp çıkarmakta kararlı görünüyor. 

Çok Sıkıntılı Bir Dönemden Geçiyoruz

Ekonomik alanda Batı ile yani Hıristiyan dünyası ile 17’nci asırdan itibaren açılmaya başlayan bilimsel, ekonomik ve teknolojik makası bir türlü kapatamadık; yabancı bankerlerden yüksek faizle alınan borçları ödeyemediğimizden devletin resmen iflası anlamına gelen Düyun-ı Umumiye’yi kabul etmek zorunda kaldık. Mustafa Kemal ve Cumhuriyet’in kurucu kadroları iktisadi bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlığın sağlanamayacağının bilincindeydiler. Lozan’da muhataplarımızla çok çetin pazarlıklardan sonra Osmanlı borçlarının otuz yıl zarfında taksitle ödenmesini içeren bir anlaşma yapıldı. 1954’de son taksiti de ödeyerek bu prangadan kurtulduk.

19 Mayıs 1919 – Millî Mücadele’nin İlk Adımı

Mustafa Kemal’in 19 MAYIS 1919’da Samsun’a çıkması Türk tarihinin seyrini değiştiren stratejik, politik ve askeri bir hamledir.

14 Mayıs 1950 Seçimleri - Coşkuyla Başlayıp Hüsranla Sonuçlanan Bir Siyasi Hareketin Hikâyesi

14 Mayıs 1950’de yapılan milletvekili seçimleri siyasi tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir; 27 yıllık CHP iktidarının devrilmesi, DP’nin iktidara gelmesi yani iktidarın  halkın oylarıyla değişmesi sadece kendi tarihimiz açısından değil tüm Türk ve İslâm dünyası için de bir “ilk” tir, demokrasinin zaferidir. Bunun ülkemizde gerçekleşmiş olması rastlantı değildir. Çünkü halkın iradesine dayanan anayasal düzen ve hukuk devleti konularında, 1876’daki Kanun-i Esasi ilanıyla başlayan 2.Meşrûtiyet döneminde hayata geçirilen, 1921 Esas Teşkilat Kanununda ve 1924 Anayasası’nda egemenliğin millete ait olduğunun vurgulanması gibi uzun yıllara dayalı

Milyonlarca Sığınmacı Türkiye İçin Giderek Büyüyen Bir Yüktür

Geçen hafta İstanbul’un göbeğinde Taksim’de altı Pakistanlının dört turisti fidye almak amacıyla kaçırmaları, karşı karşıya olduğumuz sığınmacılar sorunumuzu bir kere daha gündeme getirdi. Yakınlarının konuyu polise yansıtması üzerine turistler üç gün sonra kaçırıldıkları evde bulunup kurtarılıyorlar.

Millî Mücadelenin Gazi Meclisi 102’nci Yaşında

1918 yılının sonbaharı başlarken, emperyalist güçlerin ilk büyük hesaplaşması olan Birinci Cihan Savaşı’nı hangi tarafın kazandığı belli olmuştu; biz kaybeden taraftaydık. Müttefiklerimiz Almanya, Avusturya ve Bulgaristan’ın Eylül ayında mütareke yapmaları üzerine biz de bu maksatla birkaç kanaldan girişimler başlattık.

Her Şeye Rağmen Kitaplar Yazılıyor Basılıyor ve Okunuyor

Dört yıldır hızlı bir  yükselme seyri izleyen enflasyona bağlı olarak kağıt ve baskı fiyatlarının artmasına rağmen piyasada farklı yayınevlerinin çıkardığı çok sayıda kitap bulunuyorsa, bunlar yayınlanıyor, alınıyor ve okunuyorsa   bu durum fikir ve düşünce hayatımızda hala sağlam bir damarın olduğu anlamına geliyor. Masamın üzerinde bulunan kitaplar arasında Şerafettin Yılmaz’ın başkanı olduğu Vakfın yayımladığı kitapları ayrı bir yazı konusu yapmak istiyorum. Çünkü  on iki cilt halinde yayımlanan bu kitapların  gerek konuları gerekse yazarları özenle seçilmişler; Vakıf, Kültür Bakanlığı'nın ve milli hassasiyete  sahip bazı işadamlarımızın desteğiyle cumhuriyetimizin yüzüncü yılı vesilesiyle  milli kültürümüz, tarihimiz ve düşünce hayatımız açısından çok yararlı bir hizmet yapmış oluyor. Diğer kitaplar ise şiir, hikaye, roman  ve yakın tarihimizle ilgili  değişik konuları içeriyor.

Ukrayna - Rusya Savaşının Jeopolitik ve Ekonomik Etkileri

Putin, 24 Şubat’ta askerlerinin haftalardır kuşatma altında tuttuğu Ukrayna topraklarına girme emrini verirken harekâtın plânladığı gibi gelişeceğinden, üç-dört gün içerisinde belirlenen hedeflere ulaşacaklarından emin görünüyordu. Ama Ukrayna bir aydır direniyor, teslim olmuyor; işgal girişiminin başarıya ulaşma ihtimali her geçen gün azalıyor.

Ukrayna Halkı Emperyalist Rusya’ya Teslim Olmuyor

24 Şubat’ta Rusya’nın otokrat lideri Putin, haftalardır Ukrayna’yı kuşatma altında tutan ordusuna saldırı emrini verirken iki veya üç gün zarfında Kiev’in alınarak operasyonun tamamlanacağından emin görünüyordu. Dolayısıyla ABD ve Batılı ülkeler bu “yıldırım harekâtı” karşısında Gürcistan ve Kırım konularında olduğu gibi bazı diplomatik tepkilerle yetinmek zorunda kalacaklar, Rusya bir kere daha güç kullanarak hedefine ulaşacak, “kazanan taraf” olacaktı. Ancak Putin’in ve Kremlin’in öngörüleri yanlış çıktı. Ukrayna’nın bu beklenilmeyen direnişi soğuk savaştan sonra oluşan küresel politik, ekonomik ve sosyal dengeler üzerinde deprem etkisi yaptı. Bundan sonra Ukrayna’daki savaş hangi yönde gelişirse gelişsin Rusya-Batı ilişkileri farklı bir yörüngede seyredecektir; uygulanmakta olan ekonomik, finansal nitelikli olanlar başta olmak üzere, çok yönlü yaptırım kararlarının, kısıtlamaların Rusya ekonomisi üzerindeki sarsıcı etkileri sadece bu ülkeyle sınırlı kalmayacak, soğuk savaş döneminin ardından oluşan uluslararası ilişkilere, Avrupa jeopolitiğine de yansıyacaktır.