Japonlara ait olduğu söylenen bir tespiti önemli bulurum. Onlara göre bizim eğitimimiz yeterince milli bilinç pekiştirmesi yapamamaktadır. Japonya bunu sağlamak maksadı ile uygun yaşlarda her Japon gencinin Hiroşima- Nagazaki atom bombası faciasının acılarını, tahribatının ne büyük felaketlere sebep olduğunu öğrenmeleri ve benzeri bir felaketin tekrar yaşanmaması için nasıl bir Japon vatandaşı olunması yönünde bilinçlendirme yapar.
2019 Aralık ayında Çin'de başlayan ve büyük salgın (pandemi) hüviyeti kazanarak tüm dünyayı etkisine alan Covit 19 virüs hastalığı ülkemiz dahil insanlık için önemli bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Hastalığın kendisi kadar bulaşma korkusu da ciddi bir sağlık sorunu olmuştur.
Edirne ülkemizin kuzeybat ı köşesindedir. Yunanistan - Bulgaristan sınırımızdaki bu şehrimiz 1361'de fethedilmiş ve Osmanlı Devletimize 1365-1453 yılları arasında başkentlik yapmıştır. Romalılar devrinde de, ipek yolu üzerinde olması sebebiyle önemli bir yerleşim yeri olan bu bölge, 1361 yılında 1. Murat döneminde, Osmanlı topraklarına katılmış ve Bursa'dan sonra 100 yıl kadar süre ile başşehir olmuştur.
Kapa ğında MTTB, Komunizmle Mücadele Derneği, İlim Yayma Cemiyeti, Ensar Vakfı gibi ilgi alanımda olmuş, şahsım ve yakın çevremde iyilik ve faydalılık amaçlı kurumlarımızın yazılı olduğu bu kitabı merak ve ilgi ile okudum. Buradaki verilen bilgiler, yapılan tespitler insanı düşündüren, üzen ve sarsan hususlar... Tabii ki ayrıca doğruluğu oranında ibretlik!
Ortaya koyduğu şartlar sebebi ile halen covid-19 pandemisi (büyük salgını) ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Bu sorun, konu ile ilgili kesinleşmemiş değişik bilgiler sebebi ile, insanlarımızda endişe yaratmakta ve halkımızda bir de koronafobi diyebileceğimiz duruma sebep olmaktadır. Gerek salgın hastalığının kendisi gerekse bu korku duygusu, konu hakkında farklı, birbiri ile ilişkisiz, hangisi doğru, neresi yanlış anlaşılamayan bilgilerin ve haberlerin, muhtelif kanallar üzerinden insanlarımız tarafından öğrenilmesi sebebiyle konu daha da karmaşık hale gelmektedir.
İ leri bir tarihte 2020 nin en ö nemli olaylar ı ndan biri Covit-19 salg ı n ı olacakt ı r. Y ı lba şı nda Ç in ’ den ba ş lay ı p daha sonra Kore- İ talya- İ ran ’ da g ö r ü len ve b ü t ü n d ü nyay ı etkisi alt ı na al ı p Mart ay ı nda da ü lkemizde g ö r ü lmeye ba ş layan bu pandemi (b ü y ü k salg ı n) halen birçok ülkede ciddi bir sa ğ l ı k sorunu olarak g ö r ü lmektedir.
Dünya bu günlerde bir büyük salg ının(pandemi) nelere sebep olabildiğini bizzat yaşayarak görmektedir. Kendi başına canlılığı bile tartışmalı olan virüs ailesinden bir yaratık insanlığı teslim almış görülmektedir.
İ nsan corona vir ü sleri, nezle gibi basit belirtilerle atlat ı lan hastal ı k etkenidirler. Covit 19 ise hayvanlarda ç o ğ unlukla hastal ı k yapmayan fakat ge ç irdi ğ i mutasyonla (genetik yap ı de ğ i ş ikli ğ i) insanlarda a şı r ı bula şı c ı l ı k ö zelli ğ inde ve genelde solunum yollar ı n ı tutarak hastal ı k yapan bir vir ü st ü r.
2020 y ı l ı ba şı nda Ç in ’ de ba ş lay ı p t ü m d ü nyay ı saran Covit-19 (taç virüs 19) büyük salg ı n ı DO Ğ AL Afetler kar şı s ı nda insanlar ı n g ü n ü m ü zde de çaresiz kalabildi ğ ini g ö stermi ş tir. Yine g ö rd ü k ki bu t ü r durumlarda sistemin iyi ç al ış mas ı ,imkanlar ı n yeterli olmas ı yan ı nda hizmeti y ü r ü tenlerin bilgi, beceri ve gayretinin ba ş ar ı da en ö nemli etken oldu ğ udur.
İnsanın bir başka canlı tarafından hastalandırılması enfeksiyondur. Bu dünyada insanoğlu hayatını diğer canlılarla birlıkte sürdürür. Bakteriler ve virüsler de bunlardandır. Bu birliktelik çoğunlukla karşılıklı faydalanma ve canlılığı birlikte sürdürme şeklindedir. Cildimizdeki, burnumuzdaki, boğazımızdaki ve tüm boşluklarımızdaki trilyonlarca bakterilerle birlikte yaşamaktayız
Bu yazıyı yazmamın sebebi şu dikkat çekici bilgidir. Şöyle ki İslam dinine göre günlük hayatımızda uyulması gereken kriterleri(dürüstlük, çalışkanlık, doğruluk, temizlik, yalan söylememe, adil davranma v.s.) ölçü alarak yapılan bir araştırmada, müslüman ülkelerin hiçbiri ilk 25’ e girememiştir.
Son yıllarda aşılarla ilgili zıt fikirlerle çok karşılaşmaktayız. Aşıların faydalı olmayıp bazı kronik hastalıkların sebebi olduğuna kadar giden iddialar bunlardandır. Bu sebeple koruyucu çocuk aşılarını bile reddeden insanların olduğunu basın-yayın kuruluşlarının haberlerinden okumaktayız.
Kendisini Kocaeli Kent Konseyinin faaliyetlerinden olan Kent Bayramlaşması vesilesi ile tanımıştım. 21. Kent Bayramlaşmasında, il protokolünün hemen önüne koyduğumuz koltuklara, şehrimizin kıdemli insanlarından bilebildiklerimizi, gelebilenleri oturtup bayram fotoğrafımızı o şekilde çektirelim demiştik.
1983 yılı başında açtığım ve bugüne kadar şehrimizde hizmetleri ile bir ihtiyaca cevap veren muayenehanemi, dönemin getirdiği şartlar sebebiyle, 2018 yılı sonunda kapatıyorum.
Yörüklerimizin varlığını bilmekle beraber kendileri hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığımızı düşünüyorum. Yaşadığımız şehir Kocaeli’mizde de bunların varlığı bilinmekle birlikte aynı durum vardır.
Şehirleri daha yaşanabilir yapan yerler ortak kullanım alanlarıdır. İşte bu yazımda yeni bir parktan, hem de içinde birçok türden hayvanları olan bir yerden bahsedeceğim.
Kocaeli Aydınlar Ocağımızın Gazeteci - Yazar Mustafa Yazgan için 90'lı yıllarda ilkini yaptığı vefa toplantılarının doğru ve yerinde bir çalışma olduğunun düşünüyorum. Bu anmaların şahsın sağlığında yapılmasının ise ayrı bir zenginlik oluşturduğunu görüyorum.
Kent konseylerinin kuruluş amacı şehir halkının ortaya çıkan muhtelif sorunlarını, şehirdeki sivil toplum kuruluşları paydaşında ve kendi alt komisyonlarının çalışmaları sonucundaki çözüm önerileri ile ilgililerin dikkatini çekip bilgilenmelerini sağlayarak düzeltilmelere katkı sağlamaktır.
Son günlerde özellikle Cuma namazları sonrası Kudüs’le ilgili etkinlikler sebebiyle genel bir değerlendirme yazısı yazmak istedim. Bu tarihi şehri 1998’de gezip görmüş ve çok faydalı bilgilere sahip olmuştum.
İzmit’imizin Fevziye Camii 4 Mart 2018 de ikindi namazında yine kalabalıktı. Dr. Necati Günaltay’ın, dostları, meslektaşları, hastaları ve yakınlarından oluşan kalabalık bir cemaat bir hüznü paylaşmak üzere toplanmışlardı.