*1964 yılında* ABD’de bir öğretmen dergisinde _Alexander Cassandra imzalı bir yazı yayınlanır: *Bir fizik hocası ile öğrencisi sınav sorusuna verilen cevap hakkında anlaşmazlığa düşerler* ve tecrübeli öğretmen Cassandra’nın hakemliğine başvururlar.
Bir TV kanalında “Vapurda çay simit sohbet” programında Ezgi MOLA’yı bir müddet izledim. Dedi ki: “Saz çalmayı bir türlü öğrenemedim”. Peki, Ezgi Mola gerçekten saz çalmayı öğrenemez miydi? Elbette öğrenirdi. Öğrenenler ondan çok daha fazla zeki insanlar değil ki…
Hiç yenilgi yüzü görmeyen Çolak Mümin, 1873 yılında Kavala’nın Zigos köyünde doğdu. Babası ve dedesi de o devrin çok ünlü pehlivanlarındandı.
Bir profesör, sosyoloji sınıfındaki öğrencilerini Baltimore şehrinin kenar mahallelerine göndererek o bölgede yaşayan 200 erkek çocuğunun durumlarını araştırmalarını ve her bir çocuğun geleceği hakkında bir değerlendirme yapmalarını ister.
Gün geçmiyor ki, Bursa’da, Kocaeli’nde, İstanbul’da, Çorlu’da, Gaziantep’te, bir fabrikamız yanmasın. Üzerine basarak söylüyorum ki, bu mesele es geçilecek kadar basit ve önemsiz değildir. Fabrika sahibi iki saatte herşeyini kaybediyor.
Ayşe teyze elli yıldır aynı yastığa baş koyduğu kocasıyla iki haftada bir aile hekimine gelir ve oturur oturmaz doktora şikâyete başlardı.
BB (baby boomer)kuşağı dediğimiz 1944-1965 doğumlu insanların; – Delinen pantolonlarına yama vurmaları,
ABD'li ünlü komedyen George Carlin'in ilginç önerileri var:
Sıkıldığı yerler vardır, sıkılmadığı yerler vardır. Öncelikle kurşun hedefini vurmak üzere sıkılır. Hedefini vuramayan kurşunlar, kelimenin tam anlamıyla maddi ve manevi anlamda israftır.
Sağlık takip işlerim için birkaç gündür Bucak’taki çiftliğimden Antalya’daki evimize geldim. Sabahları 06.00 ile 07.30 arasında sabah yürüyüşüne çıkıyorum.
Köyde d üğün olacaktır. Civardan m isafirler gelmeye başlamıştır. Genç Abdurrahim , k öyünde b ir g enç k ız görür. Bu kız , a ilesiyle k omşusunun düğününe gelen misafir kızdır.
Tolga öğretmen Türk Milli Eğitim sisteminde 30 yıl sosyal bilgiler öğretmenliği yaparak 4 yıl önce emekliye ayrılmıştır. Çok güzel bir çalışma hayatı geçiren Tolga öğretmen, emeklilik yılları için hiçbir planlama yapmamıştır.
Saygı, dünya üzerindeki bütün insanların daha mutlu, huzurlu ve güvenli bir şekilde yaşayabilmeleri için, toplumsal temel taşı görevi görmektedir. Kıtalar, milletler, bölgeler, partiler, sivil toplum kuruluşları, şehirler, köyler, mahalleler, sülaleler, aileler ve en sonda da fertler birbirine saygılı olmak zorundadırlar.
Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı.
Tanbûrî,bestekâr,hâfız ve hattat Kemal Batanay anlatıyor: (Müridoğlu Mehmed Kemaleddin, 1893-1981).
Birimizin kutsalı, diğerimizin normali. Birimizin acili, diğerimizin gereksizi.
Sinan, Emel ile evleneli daha iki yıl olmuştu. Henüz bebekleri olmamıştı. İkisi de öğretmendi. Tokat’ın güzel bir ilçesine tayin olmuşlardı.
Dünyanın en kahramanı yiğitlerin yiğidi Cihana nizam vermeye Mehmetçikler geliyor Onlara güçtür bilinsin tüm analar ağıdı Düşmanı yere sermeye Mehmetçikler geliyor
Yıl 1993 idi. Yrd. Doç. Dr. olarak Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesinde öğretim üyeliği yapmaktaydım. Bir gün öğrencilerim Mihriban türkülerinin güftekarı şair Abdürrahim KARAKOÇ’un fakültemize çağrıldığını söylediler. Öğrencilerimle birlikte karşıladık ve salonun en önüne birlikte oturduk.
Köyde yaşayan yaşlı bir ressam vardı. Olağanüstü güzel resimler yapıp iyi fiyata satardı.