Çocuk Ve Disiplin

“Sevgi her zaman karşılık görür, kin de.” Dostoyevski “Suç, bir insana ömrünün ilk yıllarında öğretilirse, o insanın kişiliğine yerleşir kalır.” Ovidius

Çocuk yetiştirmede dikkat edilecek noktaların başında ailenin ve okulun; sevgi, disiplin, ödül ve ceza anlayışları gelir.

İnsan sevgi ile büyür olgunlaşır, sevme yeteneğini sevilerek kazanır. Sevginin temel taşı kabul duygusudur. Çocuğun tek dayanağı anne-babasının sevgisidir. Sevgi ihtiyacı ömür boyu sürer ve sürekli doyurulması gerekir.

Çocuğun yetiştirilmesinde iki temel nokta vardır. Bunlar çocuğun sağlıklı, kişilikli, şahsiyetli, onurlu ve başarılı olmasını sağlar.

Eğer bunlarda hatalar veya ihmaller yapılırsa çocuğun gelişiminde, ruh sağlığında, karakterinde, kişiliğinde ve davranışlarında telafisi zor ciddi sorunlar ortaya çıkar.

Bu iki temel nokta; SEVGİ ve DİSİPLİNDİR. Bu gün toplumumuzda bu iki hususta çok bariz hatalar yapılmakta ve çocuklarda ciddi tahribatlar meydana getirilmektedir.

Disiplin, insanın yapmak istedikleri ile diğer insanlardan bekledikleri ve toplumun istediği kısıtlama ve sınırlamalar, ya da fiziksel çevrenin tesadüfleri arasında bir denge kurma gerçeğinden doğmaktadır.

Disiplin, ilişki içindeki tüm kişileri eşit olarak bağlayan, herkes için açık ve net olan kurallar olarak tanımlanmaktadır.

-Disiplin, kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin tümüdür.

Geniş ve daha doğru anlamıyla disiplin; "Öğretici, düzenli davranış ve yetkinlik kazandırıcı yetiştirme" demektir. Bu sözün aslı da Latince öğrenmek (discere) kökünden çıkmıştır.

Disiplinde amaç, çocuğa, davranışlarını düzenlemesini sağlayacak kendi kendini yönetme yeteneği kazandırmak olmalıdır.

Öğretmen veya anne baba yanındayken sesi kesilen, denetim kalkınca çığırından çıkan çocuk, bu özdenetim yeteneğini kazanmamış demektir.

Ancak çocuk, yanlışla doğruyu, öğrense bile, davranışlarını buna göre ayarlaması zaman alır. Çocuk zamanla kendi isteklerini dizginlemeyi öğrenir. Yer, zaman ve koşullara göre neyin doğru, neyin eğri olduğunu kendi saptayabilir. Arada bir yanılması olağandır.

Çocuk eğitiminde ceza korkusu hiç bir zaman ön sırada yer almamalıdır. Düzenli ve sorumlu davranış, öğretmen, anne baba ve çocuk arasındaki anlayış ve güven temeline dayanmalıdır. "Temelinde sevgi olan hiç bir eğitim başarısızlığa uğramaz !"

Geleneksel eğitim anlayışında, “disiplinden anlaşılan; ceza”, “ilgiden anlaşılan şımartmayken”;

Çağdaş eğitim anlayışında, “disiplin; sorumluluk kazandırma”,

İlgi ise, takdir etme, destek verme, rehber olma” anlamındadır.

Çocuğa öğrenmesi, beceri kazanması ve yeteneklerini geliştirmesi için kılavuzluk edilir, iyi davranış örnekleriyle toplumsal kuralları benimsemesi sağlanır.

Olumlu gelişmeler desteklenip olumsuzlar düzeltilmeye çalışır. Kendine güveni arttırılır; bağımsız davranışları desteklenir. Bunlar yapılırken çocuğa sevgi anlayış ve hoşgörü ile yaklaşılır.

Çocuk denetim altında değilken de öğrendiklerini uygulayabilmelidir. Tek başına kaldığı zaman da kurallara uyuyor, davranışını kendi düzenleyebiliyorsa, yetiştirme başarılı olmuş sayılır.

Bu çerçevede, disiplini insanın elini kolunu bağlayan yasaklamalar değil, özgürlüğün en uygun biçimde kullanılmasını sağlayan kurallar bütünü olarak görmek kolaylaşır.

Özgürlükle bir arada gitmeyen sevgi, nasıl boğucu bir koruyuculuğa dönüşürse; özgürlük hakkı tanımayan disiplin de gerçekten sıkıdüzen olup çıkar.

Çocuk, belli davranışlarına hâkim olmayı ceza ile değil, sevgi, ilgi ve hoşgörü ile disiplinli bir şekilde öğrenir.

Ceza bir davranışı öğretmeye ya da olumsuz bir davranışı terke değil, sadece bir süreliğine bastırmaya yarar. Bu ise çağdaş eğitimi karşılamaz. Cezaya dayalı bir eğitimin disiplin olarak anlaşılması ve adlandırılması yanlıştır.

Çocuklar ilgi ve ihtiyaçları gözetilerek, yerinde ve zamanında yapılan doğru yönlendirmelerle yaşama hazırlanmalıdır. “Çağdaş disiplin” diye adlandırılan bu yeni disiplin anlayışının asıl amacı, küçük yaşlardan başlayarak çocuklarda “öz denetim” mekanizmasını geliştirmektir.

Bu şekilde çocuk, demokratik yaşama bilincini, sorumluluğu, faydacılığı, hoşgörüyü, bireysel özellik olarak kazanacak ve hayat boyu bu özelliklere uygun davranımlar geliştirecektir. Böylelikle çocuk; sorumluluklarının bilincinde, kendi kararlarını kendi alabilen toplumsal bir “birey” olacaktır.

Bir çocuk için hayatını disiplinsiz bir şekilde devam ettirmek çok zordur. Devam ettirse bile muhtemelen bir hayatı ir harabe haline gelir. Çocuk büyüdükçe kendine anlamsız görünen birçok düzenleme ve kuralları kabul etmeyi öğrenmelidir.

Olumsuz isteklerini frenlemeyi öğrenmeyen çocuklar, birtakım büyük sıkıntılara düşerler. İyi bir disiplin çocuğun olgunluk düzeyine göre ayarlanır. Çocuğu kendi tedbirsizliklerinden korur.

Anne babalar, eğitimciler, disiplini sağlamak uğruna, çocuğu kendilerinden soğutacak, hatta düşman edecek şekilde sert davranmamalı.

Hiçbir değeri ve kuralı tanımayacak kadar, söz dinlememeye varacak özgürlüğü de çocuğa tanımamalıdır.

Sevgiyle kalın…